Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Parçalı Bulutlu

Yürekte İki Yangın: Biri Gerçek Diğeri Sanal

Yürekte İki Yangın: Biri Gerçek Diğeri Sanal
17.08.2021
A+
A-

Önce orman yangınları, ardından sel afetleri Türkiye’de geçmişte görülmemiş can kaybı ve hasara yol açtı. Türkiye bu afetler ile mücadele ederken, bazı art niyetli düşünceler ya da yurtdışı empozeli yalan içerikli dezenformasyonlar, verilen bu mücadelenin önüne geçerek, yangınları adeta sosyal medyaya taşıdı.

Emperyalist güçlerin, yeni bir dünya düzeni için oluşturmak istediği geleceğe yönelik ürettiği küresel krizler, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de ciğerini yaktı. 28 Temmuz’da birden çok il ve noktada başlayan orman yangınlarıyla mücadele verilirken, çıkış noktası belirsiz yalanlarla da mücadele edilmek zorunda kalındı.

SOSYAL MEDYAYI SİLAH OLARAK KULLANIYORLAR

Toplumun temeli olan güven, etkileşimi pürüzsüz hale getiren bir etmen olarak insani bağların ve ilişkilerin de püf noktasıdır.

Fakat dijital ortamda, günlük yaşamda varsaydığımız güvenle iş görmeye çalışmak, bir hayli riski de beraberinde getiriyor. Bir merkezden servis edilen asılsız haberle, bir ülkeyi, kurumu, tüzel kuruluşu ya da bireyi kötüleme/itibarsızlaştırma planı, sosyal medyada manipüle olmaya elverişli, öfkeli insanlar kullanılarak amacına ulaşabiliyor.

15 Temmuz 2016 darbesi girişiminde bulunan ve halen yurtdışında Türkiye aleyhine faaliyetlerini yürüten FETÖ üyeleri, terör bağlantısı dolayısıyla yurtdışına kaçanlar ile özellikle Ortadoğu’daki çıkarları dolayısıyla Türkiye’nin güven ve huzuruna sekte vurmaya çalışan ülke ve istihbarat birimleri, sosyal medyayı kullanarak bu amaçlarına ulaşma emellerini sürdürüyor.

KAOS PEŞİNDE KOŞTULAR

Türkiye aleyhine her olayı fırsat bilen bu oluşumlar, orman yangınları sırasında da boş durmadılar. Kendileri ön planda olmadan, birçok sosyal medya paylaşımı ile Türkiye’yi bir kaosa sürüklemeye çabaladılar.

Maalesef, içeriden de bu Türkiye karşıtı paylaşımlara, bilerek veya bilmeyerek sosyal medyada kullanıcılar tarafından destek verenler oldu. 

AMAÇ, BAĞCIYI DÖVMEK

Yangınların etkisini göstermesiyle birlikte, başta Türkiye muhalifleri olmak üzere sosyal medyada, Türkiye’nin yetersizliği, araç ve ekipman eksikliği, yangın söndürme uçağının varlığı/yokluğu tartışması, dış yardım gelsin mi gelmesin mi gibi birçok konuda yanlış paylaşımlar baş göstermeye başladı.

Birçok yetkili ve kurum amiri, hem bölgede yangınların söndürülmesi,

hem sosyal medyada dolaşan asılsız iddialarla mücadele etmek zorunda kaldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Temmuz 2021 tarihinde Türk Hava Kurumu’nun (THK) elinde kullanılabilir uçak olmadığını açıklamıştı. Bu açıklamaya rağmen, THK’nın yangın söndürme uçaklarının bulunduğu hangarın önüne giden bazı CHP’liler, “THK’nın uçakları depolarda çürüyor” diyerek kullanılamayacak durumda olan uçakların iş görebilir olduğunu iddia etmişti.

Önce “Uçaklar yatıyor, pilotlar işinden oldu” ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da günler sonra 4 Ağustos 2021 tarihinde, bir gazetecinin sorusu üzerine CHP’lilerin iddiasını çürüterek, “THK hangarında şu anda kullanılabilir uçak yok” açıklamasını yapmıştı.

GENEL BAŞKANI’NA İNANMADI

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu anda hangarda kullanılabilir uçak olmadığına dair açıklamasına rağmen, “Övünüyorlar ya hani, ‘İspanya’dan uçak bulduk’ diyorlar, İspanya’ya teşekkürler ediyorlar. O uçaklarla Türk Hava Kurumu’nda atıl duran uçaklar aynıdır. ‘THK’nın uçakları iş görmez’ yalanına kimse aldanmasın!” iddiasını ortaya attı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Özgür Özel’in bu iddiasına ilişkin sosyal medyadan verdiği yanıtta, uçak modellerinin fotoğraflarını ve bilgilerini paylaşarak, “Israrla yalan yanlış bilgilerle insanları aldatmaya çalışıyorlar. O uçaklar aynı değil! 1969 model, 3 yıldır bakım bile yapılmamış bir uçaktan bilet alıp uçar mısınız?” ifadeleriyle uçak modellerinin farkına dikkati çekti.

TOMA’LAR GÖREV BAŞINDAYDI

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, CHP’li Haluk Pekşen, HDP Milletvekili Hüda Kaya’nın yanı sıra oyuncu Emre Kınay’ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler, sosyal medya üzerinden, “Orman yangınlarına Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait TOMA’lar müdahale etmiyor” şeklinde koordinasyon bozukluğunu ima etti.

İçişleri Bakanlığı Müşaviri M. Burak Gültekin, bu paylaşım ve iddialara, yangın söndürme çalışmalarına katılan Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları’nın (TOMA) videosunu paylaşarak yanıt verdi.

Yine Emre Kınay’ın da aralarında bulunduğu Jandarma’nın yangınla mücadelede görev almadığı iddiaları da, Jandarma Genel Komutanlığı’nın paylaşımlarıyla çürütüldü.

Jandarma Genel Komutanlığı, personelinin orman yangınlarında aktif rol aldığını fotoğraflarla ortaya koydu. Jandarma helikopteri, TOMA’sı, itfaiyesi ve personeliyle yangın söndürme çalışmalarında, insan ve hayvanların tahliyesinde de görev aldığını açıkladı.

HELİKOPTER KİRALAMASI İÇİN İZNE GEREK YOKTU

Antalya’nın Muratpaşa Belediye Başkanı CHP’li Ümit Uysal, orman yangınları için yangın helikopteri kiralamak adına adım attıklarını, kiralama için Tarım ve Orman Bakanlığı’na müracaat ettiklerini, izin beklediklerini paylaştı.

Orman Genel Müdürlüğü ise Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın paylaşımını alıntılayarak, bir açıklama yaptı. Paylaşımda, “Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı’nın helikopter kiralama taleplerine ilişkin olarak, ilgili devlet kurumlarından izin gerekliliği söz konusu değildir. Kiralama talepleri kendi inisiyatiflerinde olup, kiralanması halinde Yangın Yönetim Merkezi’ne bilgi verilmesi gerekmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Başkan Uysal ise daha sonra yaptığı açıklamada, belediye olarak helikopter kiralamaktan vazgeçildiğini açıkladı.

ANAYASA’DA NET OLARAK BELLİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Ağustos 2021 tarihli açıklamasında, “Bir Cumhurbaşkanı yanan orman alanlarının tekrar kazanılması için görevi Orman Bakanlığı’na değil de Turizm Bakanlığı’na veriyorsa, o Cumhurbaşkanı orman yangınlarını önleyemez. Bir Cumhurbaşkanı yanan orman alanlarının yerine otel

yapımına ses çıkarmıyor, otel yapılmasını sağlıyorsa o Cumhurbaşkanı orman yangınlarını önleyemez” iddiasını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 31 Temmuz 2021 tarihinde “Anayasa’mızın 169. maddesine göre, yanan alanlar başka amaçla kullanılamaz ve tekrar ağaçlandırılır” ifadeleriyle zaten bu böyle bir olasılığın kanunen mümkün olamayacağını belirtmişti.

CANLI YAYIN BASMA İDDİASI

Orman yangınları sırasında CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, sosyal medya hesabından, “Halk TV canlı yayınını basıp, sunucu ve yorumcuları tartaklamaya kalkan ayak takımı serbest. Kifayetsiz Bakanı protesto eden yurttaş gözaltında. Sevsinler sizin gücünüzü… Zulm ile abad olanın, Ahiri berbat olur” yorumunda bulundu.

İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, CHP’li Öztrak’ın bu ifadelerine yine sosyal medyadan verdiği cevapla, “Vallahi bıktık, billahi bıktık bu yalanlarınızdan. Açık ve net ifade ediyorum ki; Sayın Pakdemirli’yi protesto ettiği gerekçesiyle hiç bir vatandaşımız gözaltına alınmamıştır. Bu haber tümüyle yalandır. Peki kılavuzu yalan haber olanın…” değerlendirmesinde bulundu.

ÜLKELERİ İÇİN KAYGILILAR!

Terör örgütlerinin eylemleri karşısında sessiz kalan bir grup sanatçıdan oluşan sözde Sanatçılar Girişimi de “Ülkemiz için kaygılıyız” başlıklı açıklamada, “Şu günlerde ülkemizi kasıp kavuran yangın felaketinde görüldüğü gibi yönetim hiçbir sorumluluk kabul etmemekte, toplumun gözünün içine bakarak sorumluluğu başka kurumların üzerine atmada çekince görmemekte, toplum bütün bireyleri ve kurumlarıyla gerçek dışı, kabul edilemez bir ortama ve bir alt üst oluşa doğru sürüklenmektedir” iddiası ortaya atıldı.

Siyaset Bilimci Burak Yıldırım da “Halk devletten para istiyor, AKP gidip Somali’ye 30 milyon dolar gönderiyor. Halk, orman yangınları için uçak istiyor, Orman Bakanı çıkıp “Uçak yok” diyor. Yunanistan orman yangınları için uçak istiyor ve Yunanistan’a 2 adet yangın söndürme uçağı gönderiyoruz. Şaka gibi bir ülke!” eleştirisinde bulundu.

LDP eski Genel Başkanı Cem Toker, “Artık orman yangınları ile ilgili yoruma, paylaşıma gerek yok. Hazırlıksız, plansız yakalandılar. Krizi yönetemediler. Tam fiyasko!!! Sonradan gelen yardım uçaklarla durumu biraz kontrol altına aldılar. Kütleye etki eder mi bilmem ama seçim döneminde yine hatırlatırız bu günleri” paylaşımı yaptı.

‘AKIL VE BİLİM DEVRE DIŞI KALDI’ İDDİASI

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Doster de hükümeti eleştirdi. Sorunun çok daha büyük ve yapısal olduğunu iddia eden Doster, şu ifadeleri kullandı:

“Aynen ekonomik sorunlarımız gibi aynen sığınmacı sorunumuz gibi aynen eğitimde, sağlıkta, yargıdaki sorunlarımız gibi orman yangınlarıyla mücadelede de akıl ve bilim devre dışı kaldığından, planlama, örgütlenme, eşgüdüm bir kenara konulduğundan, başarılı olamıyoruz.

Ormanlara, ağaçlandırmaya, orman köylüsüne, ormanların ekonomik getirilerine, sulamaya, tarım arazilerine ilişkin kapsamlı, ayrıntılı çalışmaların eksikliğini çekiyoruz. Bütüncül bir bakış açısı olmayınca da sorunları çözemiyoruz.”

THE GUARDİAN, YANGINI KÖRÜKLEDİ

İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesi, Türkiye’de süren orman yangınlarını yorumladı. Haberde, hükümetin yangınlara müdahalede yetersiz kaldığı gerekçesiyle eleştirildiği belirtildi ve “Hükümete öfke büyüyor” denildi.

Haberde, sosyal medyada çok paylaşılan ve afet bölgesindeki köylülerin sözde çaresizliklerini anlattığı videolara yer verilerek, hükümetin istifaya çağrıldığı iddiaları paylaşıldı.

Türkiye İşçi Partisi’nden yapılan açıklamada ise “Yangınları söndüremeyen, envanterine uçak almayan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ‘Siyaset yapacaksanız başka alan arayın’ demiş. İstiyorlar ki memlekete nasıl ihanet ettiklerini konuşmayalım ama konuşacağız, siyaseti kirli ellerinize bırakmayacağız” ifadelerine yer verildi.

TÜRKİYE’Yİ ‘ACİZ’ GÖSTERMEYE ÇALIŞTILAR

Devletin her kurumu ve vatandaşlar, yangınla mücadelede büyük özveri gösterirken, sosyal medyada kaynağı belli olmayan “Türkiye’ye Türkiye’ye yardım edin” etiketiyle uluslararası kamuoyuna yardım çağrısında bulunuldu.

İletide İngilizce olarak, “112 adet yangın nedeniyle mahvolduk, perişan olduk. Devam eden orman yangınlarını durdurmak için yeterli yangın söndürme uçağımız yok. 8 insanı, çok sayıda hayvanı ve ormanlarımızı kaybettik. Lütfen bize yardım edin. Acilen uçaklara ihtiyacımız var. Küresel çapta sesimizi duyurmaya ihtiyacımız var. Lütfen bu mesajı yayın” ifadeleri yer alıyordu.

“TÜRKİYE GÜÇLÜDÜR”

Uluslararası kamuoyundan orman yangınlarına müdahale için itfaiye uçakları talep edilen kampanyaya, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun sert tepki gösterdi.

Çok sayıda tanınmış ismin de destek verdiği küresel çağrıya Twitter hesabından #StrongTurkey (Türkiye Güçlüdür) etiketi ile karşılık veren Altun, ‘sözde yardım kampanyası’ olarak nitelendirdiği kampanyanın yurtdışı merkezli olduğunu ve devleti aciz göstermek için başlatıldığını öne sürdü.

Altun, Twitter hesabından şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizi etkisi altına alan orman yangınlarıyla devletimizin tüm imkanları seferber edilerek mücadelemiz devam etmektedir. Türkiyemiz güçlüdür! #StronTürkiye.

İyi niyetli her yardım ve katkı milli birlikteliğimizin gereğidir. Ancak yurtdışından ve tek merkezden organize edilen sözde yardım kampanyası ideolojik saiklerle, devletimizi aciz göstermek, devlet-millet birlikteliğimizi zayıflatmak amacıyla başlatılmıştır.

Türkiyemiz güçlüdür. Devletimiz dimdik ayaktadır. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi yitirdiğimiz canlar dışında bütün kayıplarımızı telafi edecek, içimizi yakan bu ateşi söndüreceğiz. #StrongTürkiye

Şu anda sosyal iletişim platformlarında, anlık mesajlaşma gruplarında, forumlarda yayılan bilgilerin büyük çoğunluğu yalan haberdir. Bugün böyle bir doğal afet durumunda dahi bu türden yalanları yayanların tuzağına düşmeyelim. Lütfen resmi mercilerin açıklamalarına itimat edelim.”

DEZENFORMASYONA YASAL İŞLEM

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada da son günlerde sosyal medya platformlarında, ülkede büyük bir toplumsal üzüntüye ve mağduriyetlere sebep olan orman yangınlarıyla ilgili, başka ülkelerde gerçekleşmiş orman yangınlarına ilişkin görüntüler, birtakım film sahnelerinden alınan veya Türkiye’de yaşanan ancak eski tarihli olduğu bilinen yangınlara ait görüntülerin tekrar gündeme taşınarak dezenformasyon faaliyetleri yürütüldüğü bildirildi.

Sahte “orman yangını” paylaşımlarına itibar edilmemesi istenen EGM’nin açıklamasında, şöyle denildi:

“Sosyal medya platformlarında bu tür dezenformasyon faaliyetleri yürüterek halk arasında korku ve panik yaratan, halkın bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine alenen kin ve düşmanlığa tahrik eden, Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni alenen aşağılayıcı nitelikte paylaşımda bulunan şahıslar, yapılan çalışmalar sonucu tespit edilmekte ve gecikmeksizin adli mercilere gönderilerek gerekli yasal işlemler yapılmaktadır.

Türk Polis Teşkilatı olarak, her alanda olduğu gibi sanal ortamda da suç ve suçluyla mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir.”

DEVLET VE MİLLET OMUZ OMUZA

Antalya’da devletin bütün kurumlarının koordineli şekilde çalışması, bölge sakini ve gönüllülerin desteğiyle sergilenen topyekun mücadeleyle 10 gün sonra kontrol altına alınan orman yangınlarında, örnek bir çalışma yürütüldü.

Kontrol altına alınan Manavgat, İbradı, Akseki, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerindeki orman yangınları, devlet ve milletin omuz omuza verdiği örnek bir mücadeleyi de ortaya koydu.

Yangının ilk saatlerinden itibaren bölgeye gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, hem söndürme çalışmalarını hem de hasar tespit çalışmalarını koordine etti.

BİRLİK BERABERLİK VURGUSU

Manavgat’ta incelemelerde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yangın nedeniyle mahallelerin yok olduğunu, evlerin yandığını dile getirerek, böyle bir durumda herkesin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

İktidarıyla, muhalefetiyle herkesin imkanlarını, enerjilerini birleştirmesi gerektiğini ifade eden Akşener, “Beraberliğe, birlikte çalışmaya ihtiyacımız var. Bunu bozmaya kalkışacak olanları kamuoyunda sonuna kadar kovalarım, haberleri olsun” ifadelerini kullandı.

Yangın olaylarının çıkış sebebinin de bir an evvel araştırılması gerektiğini de belirten Akşener, “Bu yangınlarda kundaklayanlar var ise derhal kundaklama olup olmadığına bakılmalı, bu konuda kanaat varsa derhal kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu konuda şeffaf olunmalıdır. Orman yangınlarına sebep olan ya da olacaklarla ilgili derhal arkadaşlarımız kanun teklifi verecekler, terör üyeliği ile yargılanmalıdırlar” diye konuştu.

“SABOTAJ ÖNEMLİ DEĞİL, DEVLET SÖNDÜRSEYDİ”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem ise orman yangınlarını terör örgütü PKK’nın üstlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, “Sabotaj mabotaj meseleleri önemli değil. Devlet söndürseydi, becerselerdi” tabirini kullandı.

DAVUTOĞLU’NDAN “ÖZÜR DİLEYİN” ÇAĞRISI

Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu da Yunanistan’da çıkan yangın için 2 adet uçak gönderilmesini eleştirdi. Davutoğlu, “Uçak yok diyen ama Yunanistan’da çıkan yangına 2 uçak gönderen bir yönetimle karşı karşıyayız. Bakın Yunanistan’da bizden daha az hasar olmasına rağmen Hava Kuvvetleri Komutanı istifa etti, Başbakan da özür diledi. Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum çıkın yangınlarda yaşanan yanlışlıklar ve ihmalleri dolayısıyla başında bulunduğunuz iktidar adına özür dileyin” dedi.

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da orman yangınlarına müdahale eden, yardımlaşmada en ön saflarda yer alan dayanışma ruhunu ülkeyi yönetenlerde görmediğini savundu.

Babacan, “Öteki beriki belediye diye ayrımcılık yaptığına tanık oluyoruz. Afet döneminde belediyelere ‘öteki, beriki’ diye bakılmaz. Vatandaşlarımızdaki dayanışma ruhunu ülkeyi yönetenlerde görmüyoruz. Bu kötü yönetim ülkeyi yönetebilecek bir kapasiteye sahip değil” diye konuştu.

ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI

Uçak, fidan bağışı, yardım kampanyası, alanların imara açılması gibi konulara açıklık getiren Orman Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Türkyılmaz, kimsenin yeşil vatan üzerinden siyaset yapmaması konusunda çağrıda bulundu.

Bu zamana kadar birçok kötülüğü bertaraf eden güçlü Türkiye’nin en yakın zamanda el ele vererek bu günleri de aşacağını dile getiren Orman Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Türkyılmaz, öncelikle çok konuşulan uçak konusuna açıklama getirdi:

“Uçak, helikopter müdahalesi çok tartışılıyor. Ancak burada bilinmesi gereken bir husus var. Sizin havadan müdahale edeceğiniz yangın düz arazide ise uçak etkili olur. Ancak eğimli, kırık ve dağlık arazilerde yangın var ise o bölgelerde helikopter daha kullanışlı olur.

Bu bilgiden yola çıkarak Türkiye’deki arazinin dağlık, eğimli ve kırık olması nedeniyle yangına ilk müdahale de hava filosu olarak helikopter öne çıkıyor. Dağlık araziye ne kadar uçak getirirseniz getirin bunu kullanamazsınız. Bu uçaklar da su alım şekline göre iki türlüdür. Sadece havaalanlarında su alımı yapabilen uçaklar var. Bir de göl, deniz, baraj gibi alanlardan su alan amfibik uçaklar var. Amfibik uçakların bu dediğim yerlerden su alabilmesi için en az 2 kilometrelik bir su yüzeyine ihtiyaç var.

Hem bu alanlardan hem de Orman Genel Müdürlüğü’nün oluşturduğu 4 bin 150 tane su kaynağından su alabilen helikopterler daha etkin olduğu için bu konuda bir takviye yapıldı. Bu helikopterlerin sayısı 39’a çıkarıldı. Ayrıca 3 tane amfibik uçak, 4 tane İHA, 10 drone, bir tane insansız hava helikopteri ile aslında Türkiye’nin hava filosu güçlü durumda. Türkiye şartlarında en doğru model budur. Tabii uçağa ihtiyaç olan yerler oldu. Bunun da farkına varıldı ve uluslararası destek ile gelen yangın söndürme uçakları müdahale etti.

THK ÜZERİNDEN SPEKÜLASYON

Bir de Türk Hava Kurumu üzerinden yaratılmaya çalışılan spekülasyonlar var. Oranın yönetim şekli farklı. ‘THK’nın elinde uçaklar var, çürütülüyor’ mevzusu yalandır. THK envanterinde olan CL215 Kanada tipi uçakların üretimi, 1983 yılında sonlandırıldı. Bu tarihten itibaren de parça üretilmiyor bu yüzden de tedarik edilemiyor.

Buna rağmen bu konu hala tartışılıyor. Siyaset, politika ve çatışmalarınızı ormancıların ve Türkiye’nin yeşil vatanı üzerinden kimse yapmasın. Bu zamana kadar birçok şehit vermiş bir teşkilat olarak canımız yanıyor.”

DİĞER İDDİALAR VE DOĞRULAR

Yangınların nedeni ve yetkililerin yangına müdahalesindeki olası zaafiyetler ile ilgili çok sayıda iddia gündeme geldi.

Yangınların doğal sebepler, iklim değişikliği ya da kaza sonucu değil kundaklama sonucu çıktığı yönünde bazı iddialar ortaya atıldı. Sosyal medyada sabotaj olasılığına işaret eden doğrulanmamış çok sayıda bilgi ve görsel içerik paylaşıldı.

Bu iddialara yönelik geniş çaplı soruşturma yürütüldüğünü duyuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bu vatanı ateşe verecek kadar ülkemize ve milletimize ihanet içine girenler varsa onların yakasına yapışıp en ağır şekilde cezalandırılmalarını sağlamak da boynumuzun borcudur” diye konuştu.

SABOTAJ İDDİALARI

Sabotaj iddiası, yalnızca “terör şüphesi” üzerinden değil, yakılan alanların yeniden imara açılacağına ilişkin kaygılar etrafında da şekilleniyor. Ancak bu iddiaya kanıt teşkil edecek somut bir delil yok.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yakalanan iki PKK’lının “Orman yakmak için 3 ilde keşif yaparken” yakalandığını haberleştirdi. Manisa Valiliği bu haberi yalanladı. DHA, Valilik açıklaması sonrası bu haberini geri çekti.

Ankara eski Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medya platformları ve WhatsApp gruplarında dolaştığı belirtilen ve bir drone ile ormanlara alevler püskürtüldüğü anları gösterdiği iddia edilen bir videoyu paylaştı.

Gökçek, “Alçaklar dronla yangın çıkartıyor. Videonun soluna bakın dronun ayağını göreceksiniz” notuyla yaptığı bu paylaşımı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) görüntülerin Türkiye ile ilgisi olmadığını açıklaması üzerine sildi.

Washington eski Büyükelçisi Serdar Kılıç da, paylaştığı bu videoyu EGM’nin açıklaması sonrası sildi.

“HESAP YAPMADAN YARALARI SARALIM”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, yangından etkilenen bölgelerle ilgili kurmaylarına “Hiçbir para hesabı yapmadan yaraları saralım. Bize düşen ne ise yapacağız. Yangından etkilenen aileleri tek tek dinleyin” talimatı verdi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de toplantıda, yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması konusunda izlenecek üç aşamalı yol haritasını anlattı.

Pakdemirli, “İlk olarak, kendiliğinden yeşerecek yerler var. İkinci olarak, yaş dal yatırıp filizlenen bölgeler var. Son olarak da bu ikisiyle olmayacaksa oralara fidan dikilecek” dedi.

AĞAÇLANDIRMADA GECİKİLMESİN

Yeniden ağaçlandırılma çalışmalarına kasım ayında başlanacağı belirtilirken, Erdoğan da gecikilmemesi konusundaki talimatını yineledi.

Bakan Pakdemirli’nin toplantı sırasındaki sunumunda, yanan orman arazilerinin yeniden ağaçlandırılması konusunda anayasal güvence olduğu bir kez daha vurgulandı.

Yapılaşmaya izin verilmeyeceği söylenen sunumda, “Bir otel örneği var. Hep o karşımıza çıkıyor. O otel, kendi binasının ruhsatını daha önce almış. Yanan yerlerin sadece 2 hektarını kullanmış. Bu otel de AK Parti zamanında değil, Turgut Özal zamanında ruhsatlandırılmış. Böyle bir şey asla söz konusu değil” bilgisi verildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.