Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Çok Bulutlu

Küresel Savaşın Maliyeti ABD’ye Geri Adım Attırıyor

Küresel Savaşın Maliyeti ABD’ye Geri Adım Attırıyor
02.09.2021
A+
A-

ABD’nin Afganistan’dan sonra Suriye’den de çekilebileceği iddia edildi. Amerikan Foreign Policy dergisinde yayımlanan bir makalede, Washington’ın Suriye’den de çekilme kararı alabileceği ve böylelikle Türkiye’nin bölgesinde daha güçlü bir ülke haline geleceği belirtildi. Ortadoğu politikasını değiştirmeye başlayan ABD’nin bu kararlarında ülke ekonomisinin rolü de oldukça büyük.

Tarihinin en uzun savaşı Afganistan’dan sadece askeri olarak değil diplomatik olarak ayrılan ABD’de Washington yönetimine ulusal basında eleştiriler sürüyor.

Afganistan’ı 20 yıla yakın bir süre işgal altında tutan ve hesaplara göre maliyeti trilyon dolarları bulan ABD’nin bu ülkeden çekilmesi Obama zamanında dillendirilmiş, Trump zamanında Taliban ile yapılan anlaşma ile biçim değiştirmiş, Biden tarafından uygulamaya konulmuştu.

BASININ HEDEFİNDE BİDEN VAR

ABD Başkanı Biden, Afganistan’ın Taliban’a teslim edilmesi, Kabil Havalimanı’nda ABD askerlerinin çekilme sürecinde sivilleri öldürmesi veya ölüme terk etmesi, ülkeden dünyaya yayılan korkunç görüntüler dolayısıyla eleştirilerin hedef noktası haline geldi.

Ancak Afganistan kararı dolayısıyla Biden yönetimini yerden yere vuranların yanı sıra Washington Post, New York Times ve ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerine yakınlığıyla bilinen Foreign Policy gibi ulusal basında çıkan makaleler ile destekleyenlerde küçümsenecek sayıda değil.

AFGANİSTAN’DAN SONRA SURİYE Mİ?

Foreign Policy Dergisi, yayımladığı makalede önemli iddialara yer verdi. Dergideki yazıda, Afganistan’dan çekilme kararı alan Washington yönetiminde, 2014 yılında radikal örgütleri öne sürerek girdiği Suriye’de de ABD’nin hayati anlamda çıkarlarının olduğunu savunacak bir yetkili bulunmadığı iddiasına yer verildi.

ABD’nin Afganistan gibi Suriye’den de tamamen çekileceği yorumunda bulunulan dergideki değerlendirmede, ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetime geldikten sonraki süreçte değişen Ortadoğu politikasına atıfta bulunuldu. 

Donald Trump döneminde, bir Amerikan şirketine verilen Fırat’ın doğusunda petrol arama izninin Biden yönetimince iptal edilmesi kararının da bunun göstergesi olduğu ifade edildi. 

KÖRFEZ ÜLKELERİ ÇÖZÜM MÜ?

Foreign Policy dergisinin makalesinde, Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgedeki bazı Arap devletlerinin Beşşar Esed rejimi ile irtibata geçtiği ve yakınlaşma sinyalleri sezildiği görüşlerine yer verildi.

2011 yılında Tunus’ta başlayan Arap ülkeleri ve Suriye’ye sıçrayan çatışmalar sonrası bölge ülkelerinin geleceğine ilişkin ABD’ye göre çözümün, Körfez ülkeleri üzerinden yapılabileceğine işaret edilen makalede, Suriye’de geçtiğimiz yıllarda değer bulmayan çözüm önerilerinin bugün gerçekçi kabul edilebileceği vurgulandı.

Dergideki yazıda yer alan bu ifadeyle aslında ABD’nin Suriye’deki çözümü, başta Türkiye olmak üzere Rusya ve İran gibi ülkelerin inisiyatifine bırakmaksızın Körfez ülkeleri tarafından başarılması halinde Washington’un Suriye’den çekilme kararı verebileceği ima ediliyor.

BASININ, “TERÖR ÖRGÜTÜ YALNIZ KALIYOR” ENDİŞESİ

ABD Dışişleri yetkililerine çok yakın Foreign Policy, dergideki yazıda ABD’nin Suriye’den çekilmesi halinde etnik ayrılıkçı terör örgütü PKK’nın bu ülkedeki uzantısının Türkiye karşısında yalnız bırakılacağı imasında da bulunuyor. 

Dergi, ABD’nin Suriye’den olası çekilme kararının, etnik ayrılıkçı terör örgütü PYD ve YPG’nin silahlı kanadının oluşturduğu sözde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) için hayati önem taşıdığını yazdı.

Washington yönetiminin 2014 yılından bugüne kadar terör örgütü YPG’ye destek verdiğini de kabul eden, Türkiye’nin PKK uzantısı örgütlerle kararlı mücadelesinin sürdüğüne vurgu yapılan yazıda, Afganistan’dan sonra Biden’ın Suriye’den de çekilme kararı vermesi halinde Türkiye’nin Suriye ve bölgedeki konumunun daha da güçleneceğine işaret edildi. 

“ABD’NİN VARLIĞI GEÇİCİ”

Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev, temmuz ayında Kazakistan’ın başkenti Nursultan’da yapılan Suriye konulu Astana Görüşmeleri sonrası yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye’den çekileceğini iddia etti.

Lavrentyev açıklamasında, “ABD’nin, bazı Batılı ülkelerin birliklerinin Suriye’nin kuzeydoğusundaki ve Türk birliklerinin Suriye’nin kuzeybatısındaki varlığının geçici olduğunu ve yakında durum istikrara kavuştukça tüm bu askeri birliklerin çekileceklerini umuyoruz” ifadelerini kullandı.

TERÖR ÖRGÜTÜNDE “ABD ÇEKİLİR” KORKUSU

Türkiye’nin güneyinde Suriye ve Irak’ta konuşlanarak, etnik ayrılıkçı hayalleri için her fırsatta Türkiye’ye Suriye’nin kuzeyindeki sivil yerleşim yerlerine saldıran terör örgütü PKK’da ise endişe hakim.

Bu endişe, aslında Donald Trump’ın seçimi kaybetmesi ve Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinden beri süregeliyor. 

Afganistan’dan sonra ABD’nin Suriye’den çekilmesinden de korkan terör örgütü, Washington yönetiminin Suriye’deki PKK uzantılarına yaptığı askeri, silah-teçhizat, örtülü yardımların Afganistan’a yapılanı bırakın Irak’a bile verilenlerden dahi sözü edilemeyecek kadar küçük olduğunu savunuyor.

PKK’YI KİM BESLEYECEK?

Rusya ve Beşşar Esed rejimi tarafından yapılan açıklamalarda, ABD’nin Suriye’de bulunma sebebinin ortadan kalktığı gerekçesiyle çekilmenin bir an önce yapılması istenirken, PKK ve uzantıları da en büyük dayanakları Washington’u “Hala bölgede radikal örgütler bulunuyor ve bu örgütlerle mücadele etmeliyiz” diyerek bölgede tutmaya çalışıyor.

Terör örgütü, bölgede istikrarsızlığın sürmesiyle birlikte ABD’nin kendisine yaptığı yardımı kesmeyeceğinin rüyasını görüyor.

DEAŞ bahanesiyle ABD’nin beslediğ etnik ayrılıkçı terör örgütü PKK, ancak bugüne kadar Washington’un kendisine verdiği silahları radikal terör örgütlerine karşı değil, Türkiye ve Suriye’nin kuzeyinde kendisine katılmayı reddeden sivillere karşı kullandı.

ABD, EKONOMİK OLARAK ÇÖKÜYOR MU?

ABD’nin Afganistan ve Ortadoğu politikasının değişmesinde en büyük etkenlerden biri de getirdiği ekonomik külfet.

ABD Savunma Bakanlığı’nın “Savaşın Maliyeti” başlıklı raporuna göre, 11 Eylül 2001 tarihinden itibaren 2 trilyon dolara yakın para harcadıklarını iddia etti.

Rapordaki veriler, Afganistan 2002, Irak 2003 ve Suriye ise 2014 tarihinden itibaren baz alınarak açıklanırken, Washington Enstitüsü ile Rhode Island eyaletindeki Brown Üniversitesi’nin ortak yaptığı “ABD’nin 11 Eylül Sonrası Savaşlarının Bütçe Maliyetleri” başlıklı çalışması, bu maliyetin boyutunun çok daha büyük olduğunu ortaya koydu.

Rapor, Pentagon’dan yapılan açıklamanın, sadece söz konusu ülkelerde ABD ordusunun yaptığı operasyonları baz aldığını, bunun dışında teröre karşı savaş fonlarını dahil etmediğini ortaya koydu.

“11 Eylül Sonrası Savaşlarının Bütçe Maliyetleri” başlıklı raporda, “ABD’nin teröre karşı savaş için doğrudan savaş ve savaşla ilişkili harcamalar ile 11 Eylül sonrası savaş malulleri için yapılması gereken harcamalar dahil toplam 5,9 trilyon dolar harcamış veya harcamakla yükümlüdür” ifadelerine yer verildi.

ÇEKİLSE DAHİ 800 MİLYON DOLAR HARCAYACAK

Washington yönetiminin topyekun terörle mücadele için harcadığı ve operasyonların dışında kalan maliyetlerini de ele alan raporda, ABD’nin tüm savaş bölgelerinden çekilmesi halinde bile 2023 yılında kadar 800 milyar dolardan daha fazla para harcayacağı ve bu rakamın 7 trilyon dolara yaklaşacağı değerlendirmesinde yer verildi.

2022 YILI SAVUNMA HARCAMASI

Joe Biden yönetimi, bütçe çalışmaları kapsamında 2022 mali yılı savunma harcamaları için 715 milyar dolar talebinde bulundu.

Bütçe talebinde, harcama planlarının Biden’ın Geçici Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi ışığında hazırlandığı ifade edilirken, 2022 mali yılı için talep edilen savunma bütçesinin 2021 yılındakinden 11,3 milyar dolar fazla olduğu ifade edildi. 

2020 savunma bütçesindeki 18,6 milyar dolarlık “Acil Eklentiler” kalemi çıkarıldığında, Biden’ın 2022 temel savunma harcamaları bütçe talebi, son 5 yılın en yüksek savunma bütçesi oldu.

ABD’de savunma harcamaları için, 2018’de 65 milyar doları Denizaşırı Muhtemel Operasyonlar (DMO) fonu olmak üzere toplam 671 milyar dolar, 2019’da 68 milyar doları DMO fonu olmak üzere toplam 688, 2020’de 71 milyar doları DMO, 18,6 milyar doları Acil Eklentiler olmak üzere toplam 723 milyar dolar, 2021’de ise 53 milyar doları DMO fonu olmak üzere toplam 704 milyar dolar bütçe ayrılmıştı.

ORTADOĞU’YA YARIM TRİLYON DOLAR

Biden’ın bütçe talebinde dikkati çeken kalemlerden biri de sözde DEAŞ ile mücadele kapsamında Irak ve Suriye’de başlatılan eğit-donat programı oldu.

Eski Başkan Obama’nın 2017 savunma bütçesine dahil ettiği DEAŞ ile mücadele eğit-donat programı için terör örgütü DEAŞ’ın büyük ölçüde yok edilmiş ve fiili savaşın dışına itilmiş olmasına rağmen bu fona bütçe ayrılması, paranın nereye gideceği konusunda spekülasyonlara yol açtı.

Belgede, Ortadoğu için ayrılan kalem ile gösterilen ve talep edilen 522 milyon dolarlık fonun 345 milyon dolarının Irak Güvenlik Güçlerine, 177 milyon dolarının ise PKK/YPG terör örgütünün de dahil olduğu “Taramadan Geçirilmiş Suriyeli Grup ve Kişiler” için istendiği ifade edildi.

Bunun yanı sıra, Suriye ile komşu ülkelerin sınır güvenliğine destek adı altında 150 milyon doları Ürdün’e, 220 milyon doları ise diğer ülkelere sağlanmak üzere 370 milyon dolar fon ayrılması öngörüldü. 

ABD’nin 2020 savunma bütçesinde terör örgütü PKK/YPG’nin dahil olduğu Suriye’deki ABD destekli gruplara 250 milyon, sınır güvenliği kalemine de 300 milyon dolar bütçe sağlanmıştı.

BÜTÇE AÇIĞI GEÇEN YILIN İKİ KATINI AŞTI

ABD, savunma için ayrılan ekonomik maliyetin getirecekleriyle boğuşurken, Hazine Bakanlığı da ekim ayına ilişkin bütçe dengesi raporunu yayımladı.

Rapora göre, 1 Ekim 2020’da başlayan ve 30 Eylül 2021’de sona erecek 2021 mali yılının ilk ayında federal hükümetin bütçe açığı 284 milyar dolar olarak hesaplandı.

Federal hükümet, geçen yılın aynı ayında ise 134,4 milyar dolarlık bütçe açığı vermişti. Böylece, bütçe açığı ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 111 artış gösterdi.

Bu dönemde bütçe dengesine ilişkin piyasa beklentisi, bütçenin ekimde 274,5 milyar dolarlık açık vermesi yönündeydi.

Hükümetin gelirleri ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3 azalarak 238 milyar dolara gerilerken, harcamaları yüzde 37 artışla 522 milyar dolara yükseldi.

ABD’nin bütçe açığı, 2020 mali yılında ise yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle toplam 3,1 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaşmıştı.

SAVAŞ BÜTÇESİ, ABD’YE KAYBETTİRİYOR

ABD Başkanı Joe Biden’in 20 yıl trilyonlarca dolar harcadığı Afganistan’ın işgalinden 20 yıl sonra vazgeçerek çekilmesi ve Ortadoğu planlarını değiştirmesi, her yıl artarak açık veren bütçe ile doğrudan ilişkili.

Washington, Çin ve Rusya karşısında sürdürdüğü küresel savaşta altından kalkamadığı maliyetler dolayısıyla oldukça zayıflamış görülüyor. 

Bir önceki Başkan Trump’ın Taliban ile yaptığı anlaşma halen geçerliliğini sürdürüyor ise ABD, her yıl trilyonları bulan küresel savaşı bizzat kendisi organize ederek değil, yerine vekalet savaşçılarını bırakarak sürdürmek niyetini taşıyor.

Her ne kadar terör örgütü PKK, DEAŞ’ın henüz bitmediği bahanesiyle ABD güçlerinin Suriye ve Irak’tan çekilmemesi gerektiği görüşünde olsa da, 20 yıl ölüme sürüklediği Afgan halkını terk ettiği gibi Biden, piyonlarını geride bırakarak Ortadoğu’da da geri adım atabilir.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.