Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Çok Bulutlu

Kaymakamı Suçlamaya Çalışan Vekilin Aciz Duruma Düşmesi

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşandığı iddia edilen olayda kaymakamı suçlamaya çalışan muhalefet vekiline söylemek lazım ki “2006 yılındaki iddia edilen olayda suçlu gösterdiğiniz kişi kaymakam bile değil”

Şu Cennet Vatan üzerinde Mülki İdare Amirleri olan Vali ve Kaymakamların biraz pasifleştirildiğini düşünürsek neler olacağını göz önüne getirebiliyor musunuz?

Hayır!

Düşünmek bile insanın içinin ürpermesine neden oluyor o nedenle nakti vaktimizi buna harcamayalım.

Lakin kısacık bir hatırlatma yaparak devam edelim yazıya;

Biraz geriye gidelim;

Çözüm süreci diye adlandırılan o dönemde teröristlerin halkı galeyana getirme çalışmalarına karşı direnci kim gösterdi?

Kaymakamlığın bahçesine kadar gelen teröristlerin ve destekçilerinin sıktıkları kurşunların kapsülü bahçeyi kaplarken koruması ile helalleşip silahını kapıya doğrultarak parmağı tetikte bekleyen kimdi?

Üstelik defalarca durumu aktarmak için aradığı valisi telefona cevap bile vermezken canını vermeye hazır olan kimdi Allah aşkına?

Çukur diye adlandırdığımız o dönemde siyasilerin neredeyse sınırsız güç yetki egosu ile hareket etmelerine göz yumulurken özellikle kaymakamların pasifleştirilmesi çalışmaları gündemde olduğunda çukura karşı en dirayetli duruşu kim gösterdi?

15 Temmuz’da illerde Valiler, ilçelerde kaymakamlar halkı sokağa davet etmedi mi, bu direnişe öncülük etmediler mi?

Tüm bunları yapanlar Mülki İdare Amirleri değil miydi? Vatandaşa dokunan, Pandemi kapsamında yardımları nokta atışı dağıtan ve geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza el uzatmaları konularına hiç girmiyorum bile…

MİA dışından olan okuyucularıma Vali ve Kaymakam konusunu hatırlattıktan sonra yazının başlığına gelelim.

Muhalefet Partisi’nden bir vekil TBMM’de basın toplantısı düzenliyor. Öyle ki kaymakamın ne olduğundan habersiz. Eğer kaymakam konusunda bilgisi olsaydı birazdan izleyeceğiniz videoda anlam verilmeyen konuşmayı yapmazdı.

**

SEN NEYMİŞSİN KAYMAKAM BEY

2006 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde arazi sorunu yaşanmış iddiaya göre. Tapuda alengirli işler meydana gelmiş. Doğru olabilir bilemiyoruz ki konu bu değil. 2006 yılında yaşanan bu yolsuzluğu yapanlar içinde Kaymakam Hamza Türkmen’de varmış.

Evet, 13.07.2020 tarihinde Bismil Kaymakamı ve Belediye Başkan V. Olan Hamza Türkmen de iddia edilen kişiler içindeymiş. Muhalefetin vekili almış eline adalet bıçağını salladıkça sallıyor. Kaymakam beye iftira atarak onu yıpratacak kendi aklınca… Güler misin yoksa yine mi gülersin bu duruma!

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar derler ama bu vekilin yalanı yağı kurumuş gaz fitili misali tutuşmadı ki sönsün…

Bismil Kaymakamlığı resmi internet sitesine baktığımızda Kaymakam Türkmen’in öz geçmişinde 2008 yılında Akdeniz Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdiği yazıyor. O zaman Kaymakam bey 2006 yılında üniversite öğrencisi imiş.

Sanırım konunun saçmalığı ve anlamsızlığı anlaşılmıştır. İddia edilen bir usulsüzlüğü bile sırf muhalefet olsun diye kelime kalabalığı yaparken neden kaymakamı sıkıştırıyor/lar? Halbuki düşünseler orada milletvekili olmasını bile sağlayan, ülkede demokrasinin devamlılığının baş aktörü yine Vali ve Kaymakamlardır.  

***

Bir fıkra ile yazıyı bitirelim.

Vefat eden kişiyi köylüler defnetmeye götürürken köyün delisi denilen kişi imamın önünü keser ve “açın tabutu kulağına bir şey söyleyeceğim” der. İmam olmaz dedikçe deli işi yokuşa sürer. Kurtulmanın imkansız olduğunu gören imam “açın tabutun kapağını ne diyecekse desin mevtayı defnedelim” der. Deli fıs fıs bir şeyler söyler ve tamam götürün der.

Gün gelir imam meraklanır ve deliye ne dediğini sorduğunda deli kendince gülüp imamın kulağına eğilerek “Hiç, kabirde Münker Nekir melekleri gelip dünyayı sorarlarsa; falanca köye muhtar oldu de onlar anlar ve başka bir şey sormazlar” der.

Bu yazıya konu olan muhalefetin mevzusuna bakarsak ve bazı vekillerin yerelde MİA’ya karşı olan söylemlerini, tutumlarını düşünürsek durum budur sanırım. O nedenle son cümlede denilecek tek bir şey var; meslek mensuplarının kıymetini hiç olmazsa meslektaşları ve meslek büyükleri bilse…

*Aslında Mardin’i yazacaktım ama kısmetse bir sonraki yazıya..
* www.turkidare.net sitemizde bazı değişiklikler yaptık göz attınız mı?

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.