İstanbul Müzakereleri Umutları Yeşertti

İstanbul Müzakereleri Umutları Yeşertti
Yayınlama: 29.03.2022
38
A+
A-

ABD ve AB’nin başını çektiği çanak tutmasıyla başlayan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin sona erdirilmesi amacıyla Türkiye, sürecin başından beri yoğun diplomasi trafiği yürütüyor. İstanbul’da Rusya ve Ukrayna heyetleri arasında düzenlenen müzakereler de her iki taraf arasında yakınlaşma arttıkça barışa olan güveni de tazeliyor.

Rusya ve Ukrayna müzakere heyetlerinin İstanbul’da bir araya geldiği toplantı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasının ardından başladı.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde başlayan toplantıya, sabah ilk olarak Ukrayna, ardından Rusya heyeti geldi.

Erdoğan’ın açılış konuşmasını yapmak üzere geldiği Çalışma Ofisi’ndeki toplantı, konuşmanın ardından başladı.

Görüşmelere Rus iş insani Roman Abramoviç de katıldı. Rusya ve Ukrayna’da arabuluculuk çalışmaları yürüten Abramoviç, ay başında Moskova ve Lviv’de temaslarda bulunmuştu.

ABD basınında çıkan haberlerde, Amerikan yönetiminin, arabuluculuk çalışmaları nedeniyle Abramoviç’i yaptırım uygulanan “Rus oligarklar” arasına almadığına yer verilmişti.

Wall Street Journal gazetesi, Abramoviç ve Ukraynalı müzakerecilerin ay başında Kiev’de yaptıkları bir toplantı sonrası zehirlenme belirtileri gösterdiğini öne sürmüş ancak Ukraynalı yetkililer spekülasyonlara aldırış edilmemesi gerektiği uyarısında bulunup heyetin olağan şekilde çalışmalarına devam ettiğini bildirmişti.

ERDOĞAN’DAN ‘ADİL YAKLAŞIM’ VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin tüm uluslararası platformlarda iki tarafın da hakkını, hukukunu, hassasiyetini koruyan adil bir yaklaşım sergilediğini belirterek “Heyet üyeleri olarak sizler tarihi bir sorumluluk üstlendiniz. Tüm dünya sizlerden gelecek hayırlı ve müjdeli haberleri bekliyor. Liderlerinizin yönlendirmesiyle barışın temelini atıyorsunuz. İşinizi kolaylaştıracak her türlü katkıya biz hazırız.” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın taraflarla temasları sonucunda, daha önce Belarus’ta bir araya gelen heyetlerin, bir sonraki görüşmesini İstanbul’da yapmasına karar verilmişti.

BAKAN ÇAVUŞOĞLU’NDAN DEĞERLENDİRME

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen Rusya ve Ukrayna heyetleriyle müzakere toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın krizin başından bu yana her iki ülkenin cumhurbaşkanları başta olmak üzere yoğun bir diplomasi yürüttüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, 10 Mart tarihinde Antalya’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’yı bir araya getirdiklerini hatırlattı.

Çavuşoğlu, bu toplantının hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Lavrov ve Kuleba’yı Moskova’da ziyaret ettiklerini belirtti.

Bugün de her iki tarafın müzakere heyetlerini İstanbul’da bir araya getirdiklerini aktaran Çavuşoğlu, toplantının açılışının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılmasının, Türkiye’nin her iki ülkeye ve barışın sağlanmasına verdiği önemin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

“DESTEK VERMEKTEN MUTLULUK DUYUYORUZ”

Çavuşoğlu, “Her aşamada taraflar arasında yakınlaşmanın arttığını bugün memnuniyetle görüyoruz. Bu sürece katkıda bulunmaktan, destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi en öncelikli konu bir an önce ateşkesin sağlanması, kalıcı bir siyasi çözümün önünün açılmasıdır.” dedi.

Binlerce insanın ölmesine ve milyonlarca insanın yerlerinden edilmesine yol açan savaşın artık durması gerektiği çağrısını yapan Çavuşoğlu, “Bazı konularda uzlaşı ve ortak anlayışa varıldı. Müzakerelerin başlamasından bu yana en anlamlı ilerleme bugün kaydedildi. Daha zor meselelerin üst seviyelerde ele alınacağını görüyoruz. Bundan sonraki süreçte her iki ülkenin dışişleri bakanlarının bir araya gelerek ortak anlayışa son şeklini vermeleri öngörülmektedir. Ardından her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının bir araya gelmeleri gündemdedir.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Antalya’da olduğu gibi bugün de taraflarla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek her iki tarafı bir an evvel ateşkesi sağlanması konusunda teşvik ettiklerini kaydetti.

“BİZE DUYULAN GÜVENİN BİLİNCİNDEYİZ”

Çavuşoğlu, görüşmelerde insani yardım ve insani koridorlarının açılması konularını da ele aldıklarını belirterek “Bugüne kadar 16 bin 500’den fazla vatandaşımızı Ukrayna’dan tahliye ettik.” dedi.

Hem Türk vatandaşlarının hem de üçüncü ülke vatandaşlarının tahliyesi için taraflarla ve uluslararası kuruluşlarla eşgüdüm içinde çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Bölgede mahsur kalan gemilerimizin çıkış ve seyrüsefer güvenliği konusunu da gündeme getirdik. Bugünkü görüşmeler, önceki görüşmelerde olduğu gibi tarafların Türkiye’ye duydukları güvenin bir göstergesidir. Bize duyulan güvenin ve sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Akan kanın durdurulması, ateşkesin sağlanması ve kalıcı bir barışa ulaşılması için uluslararası toplumla eşgüdüm halinde çabalarımızı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve Bakan Çavuşoğlu Rusya ve Ukrayna heyetleriyle görüştü

Bu arada Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya ve Ukrayna müzakere heyetleriyle bir araya geldi.

Kalın ve Çavuşoğlu, Rusya ve Ukrayna taraflarının hem heyet başkanları hem de heyetler arası görüşmelerinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde her iki heyetle bir arada görüştü.

UKRAYNA HEYETİNDEN DEĞERLENDİRME

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, bugün itibarıyla bu görüşme sonucunda hem Rusya’nın hem de garantör ülkelerin kabul edebileceği maddelere ulaştıklarını kaydederek, “Bugünkü görüşmenin sonuçları cumhurbaşkanları seviyesinde bir görüşme yapılması için yeterlidir.” ifadesini kullandı.

Podolyak insani ateşkes ve koridorların açılmasına ilişkin de Ukrayna heyetinin teklif ettiği formata göre askeri birliklerin yerlerinin değiştirilmesine ilişkin manevraların tamamlanacağını belirtti.

İki ülke liderinin görüşme ihtimalinin ortaya çıkması için müzakerelerde netliğe ihtiyaç duyduklarını kaydeden Podolyak “Bugün itibarıyla kabul edilen belgeler buna yeterli.” dedi.

Podolyak, Ukrayna’nın, Rusya’nın açtığı savaşta, cephede kahramanca mücadele ettiğini ve şimdiki güvenlik formatlarının işe yaramadığını gösterdiğini vurgulayarak “Dolayısıyla getirdiğimiz tekliflerimize dayanılarak yeni bir güvenlik sistemi kurulabilir. Birçok ülke de sonunda bunu kabul ediyorlar.” ifadesini kullandı.

Rus heyetinin yapıcı olduğunu ancak görüşmelerin kolay ilerlemediğini kaydeden Podolyak “Ukrayna halkının kahramanca mücadelesi yeni bir güvenlik formatının lazım olduğunu gösteriyor ki böyle savaşlar tekrarlanmasın.” diye konuştu.

Podolyak ayrıca, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’nin, bunu yabancı ülkelerin parlamentolarına, cumhurbaşkanlarına devamlı olarak söylediğini ve yeni güvenlik sisteminin ilk adım atanı olduğunu kaydederek “Dünyanın şunu anlamasını istiyoruz. Bugünkü güvenlik sistemi değişmeli.” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE GARANTÖR ÜLKE OLARAK İSTİYORLAR

Ukrayna Halkın Hizmetkarı Partisi Başkanı David Arakhamia da “İstişareler 3 gün içerisinde yapılabilir. Sonrasında imzayı atan kişiler bizim için güvenlik teminatını sunabilirler. Artık güvenliğimizin sağlanması için ne gerekiyorsa… Bizim teklifimiz bu şekildedir. Garantör olarak, BM Güvenlik Konseyi ülkeleri, Çin ve Rusya da orada var, onlardan ayrıca bahsedeceğim. ABD, Fransa, Türkiye ki şu anda buradayız, Almanya, Kanada, Polonya ve İsrail. Bu anlaşmanın da ucunu açık bırakmak istiyoruz, katılmak isteyen başka ülkeler de olursa bunu yapabilsinler.” diye konuştu.

Ukrayna’nın doğusundaki Luhansk ve Donbas bölgelerinin işgal altında olduğunu ve bu konuda çalışmalarının devam edeceklerini belirten Arakhamia, güvenlik garantileri anlamında bazı ülkelerin ilgilerinin olduğunun teyidini aldıklarını ve garantörler tarafından, bu sistem kapsamında Ukrayna’nın gelecekteki güvenliğinin teminat altına alınmasın istediklerini söyledi.​​​​​​​

Arakhamia, “Bekleyen konular aslında şu anda birazcık çözüme oluşturulmuş oldu. Tabii ki bütün bunların bir şöyle bir durum var ki olağanüstü hal altında uygulamaya konulması gerekecek.” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada özellikle bir dezenformasyonun yayıldığına dikkati çekmek istediğini kaydeden Arakhamia, “Burada işe yarar bir belgenin kabul edilmesi için Ukrayna topraklarında hiçbir askeri baskının olmaması gerekir, bu konuda tutumumuz sabittir. Bu garantör ülkeler buna imza atarsa, Rusya askerleri topraklarımızdan çekilirse, böyle bir süreç yürütülebilir. Bu yöntem uygulamaya konulursa savaşa da bir nokta verilmesi konulması anlamına gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Arakhamia, büyük farklılıkları ortadan kaldırabileceklerini ümit ettiklerini ve bu noktada, bir zirve düzenlenerek Rus ve Ukrayna devlet başkanlarının katılımının sağlanabileceğini söyledi.

NATO SÖZLEŞMESİNE GÖRE GARANTİ İSTEĞİ

Ukrayna heyeti üyesi Oleksandr Chalyi, görüşmelere ilişkin, Ukrayna’nın AB üyeliğinin inkar edilmektense desteklendiği bir sistem arayışı olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Şunun altını çizmek isterim ki anlaşma ve güvenlik garantörlüğü savaş devam ederken mümkün değildir. Burada konu Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve güvenliğinin yeniden sağlanmasıdır. Bizim temel talebimiz bu olacaktır anlaşma noktasında. Bunların çok net yasal açıdan bağlayıcı güvenlik garantileri olması gerekir ve bunun niteliği de NATO sözleşmesinin 5. maddesiyle benzer olmalıdır. Bu türden bir sistem Ukrayna’ya herhangi bir askeri saldırıya karşı korumalı böyle bir saldırı olursa 3 gün içerisinde istişarenin gerçekleştirilmesi hakkımız bulunmalıdır ve bu istişarelerin başarısız olması halinde garantör ülkelerin bize askeri destek sunması gerekir öyle bir madde altında. Ukrayna’nın güvenliği böyle bir senaryoda temin edilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır, temel talebimiz bu şekildedir.”

Temel hükümlerin anlaşmaya dahil ettikleri zaman Ukrayna’nın bu anlaşmayı kabul edecek bir duruma geleceğini aktaran Chalyi, 1991’de yapılan anlaşmada bunun belirtildiğini söyledi.

Chalyi, “NATO sözleşmesindeki, 5. maddesindeki güvenlik garantilerine benzer garantiler sağlanırsa bu yol açabilecektir, askeri üsse o zaman izin verilmeyecektir. Bizim öyle bir senaryo da herhangi bir siyasi ve askeri ittifaka katılımımız da söz konusu olmayacaktır, sadece garantörlerin rızası, izni kapsamında tatbikatlarımız olacaktır. Anlaşmada, Ukrayna’nın AB’ye katılımını engelleyen hiçbir maddeye yer verilmemelidir ve ikincisi güvenlik garantörlerinden böyle teminatlar sağlanmalıdır.” dedi.

Temel olarak en önemli vazgeçmeyecekleri, geri adım atmayacakları koşullarını ifade ettiklerini belirten Chalyi, iki hafta içerisinde Rusya ile istişarelerinin devam edeceğini, garantör ülkelerle de istişarelerinin devam ettiğini ve bu iki hafta içerisinde garantör ülkeleri de çok taraflı görüşmelere davet etmeyi ümit ettiklerini söyledi.

YUNANİSTAN YİNE KISKANDI

Rusya-Ukrayna savaşında müzakere süreci için barış masasının Türkiye’de kurulması Yunan basınında geniş yer buldu. Türkiye’nin kriz sırasında izlediği politika ile Yunan hükümetinin yaklaşımı kıyaslandı.

Yunan basınında Miçotakis hükümetinin Ukrayna savaşında izlediği dış politika sert sözlerle eleştirildi.

Yunanistan’ın önde gelen televizyonlarından SKAI konuya ilişkin İstanbul muhabirine bağlandı. Yunan sunucu, “Türkler şunu başardı. Bu gerçek çocuklar. Ukraynalılar ve Ruslar arasındaki müzakerelerin Türkiye’de olmasını başardılar” dedi.

Yayın sırasında krizde barışçıl çözüm için Türkiye’nin ciddi bir diplomatik rol oynadığı vurgulandı.

Türkiye’nin arabuluculuk rolünü üstlenerek etkin siyaset izlediğine işaret edildi. Yunanistan’ın da bu süreçte etkisiz kaldığı vurgulanırken Hellas Journal gazetesinde, “Acaba Yunanistan Ukrayna konusunda kendini kötü bir şekilde tuzağa mı düşürdü?” başlıklı makaleyle hükümetin dış politikası eleştirildi. 

Makalede, “Uluslararası diplomaside her zaman Türkiye gibi ‘akıllı tarafsızlar’ vardır. Bir de ‘faydalı akılsızlar’…” ifadeleriyle adeta hükümetlerine hakaret edildi. 

Rusya karşıtı dış politika ile Yunanistan’ın, Rusya’nın düşman ilan ettiği ülkeler arasında yer aldığı, bunun ileride daha büyük sorunlara yol açabileceği vurgulandı.

Newsbreak haber sitesi de “Türkiye Ukrayna’da garantör güçken, Atina, Üsküp ile Tiran’ın hizmetkarı” ifadesini kullandı.

Haberde, Ankara’nın Amerikan ve Rus parası için bir varış noktası haline geldiği, Fransa ve İtalya ile eşit muhatap olduğu ifade edildi,

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.