Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

“Bölgedeki Bu Yangını Biz Çıkarmadık”

26.01.2022
A+
A-

Göçmenler ve Medya Çalıştayı’nda konuşan İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 500 binden fazla Suriyelinin onurlu, güvenli ve gönüllü bir şekilde vatanlarına geri döndüğünü belirtirken, bölgedeki yangının Türkiye tarafından çıkarılmadığını, üstelik söndürmek için gayret sarf ettiğini söyledi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın destekleriyle Uluslararası Medya Enformasyon Derneği tarafından düzenlenen Göçmenler ve Medya Çalıştayı’nın açılışında konuştu.

Özellikle Suriyeli göçmenlere yönelik olumsuz yaklaşımları hakim kılma amacıyla dezenformasyonların yapıldığına dikkat çeken Altun, dünyada gündeme gelen insani ve toplumsal konularda Türkiye’nin duruşuna ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

“SÖZDE DEĞİL, ÖZDE ÇABA GÖSTERİYORUZ”

Suriyeli mültecilerle ilgili yapılan çalışmalar ve ülkelerine dönüş yapmalarıyla ilgili rakam veren Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Sözde değil özde çaba gösteriyoruz. Bölgenin barış, güven ve istikrarına katkıda bulunuyoruz. Bugüne kadar kendi ülkelerinde inşa edilen güvenli yaşam alanlarında kalmak üzere 500 binden fazla Suriyeli kardeşimiz onurlu, güvenli ve gönüllü bir şekilde vatanlarına geri döndü.”

Tüm dünyanın şu anda göçmen sorunuyla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Fakat, bu sorunla en ciddi şekilde yüzleşen ülke Türkiye’dir. Bunu biz tercih etmedik. Bölgemizde büyük bir yangın çıktı. Bu yangını biz çıkarmadık, aksine bu yangını söndürmek için çok büyük gayretler sarf ettik, etmeye de devam ediyoruz. Dahası bu yangının mağdurlarının yaralarını da biz sarmaya çalıştık. 

Cumhurbaşkanımız, insanlığın vicdanı olarak yürüttüğü siyasetle mağdurların ve mazlumların yanında yer aldı. Onların yaralarını sarma, onları iyileştirme gayretinde oldu. Açık ve net olarak ifade edelim, Batı merkezli yeni sömürgecilik siyaseti nedeniyle çıktı. Batıcı siyasetin bölgemizdeki iş birlikçilerinin, tamahkar ve tahripkar uygulamaları nedeniyle çıktı. Dış güçlerin vesayetinde kendi toplumuna yabancılaşmış azınlık yönetimlerinin yanlışları nedeniyle çıktı.”

“TÜRKİYE, İSTİKRARLAŞTIRICI BİR GÜÇ”

Altun, şu anda Almanya’da 530 bin, İsveç’te ise 130 bin Suriyeli göçmenin bulunduğu bilgisini paylaşarak, “Onun dışında hiçbir Batı ülkesinde 50 binden fazla Suriyeli göçmen bulunmuyor. Ülkemiz ise Almanya’nın 8 katı göçmene ev sahipliği yapıyor. Böyle büyük bir nüfusun geldiği ülke için sosyoekonomik etkiler oluşturmaması düşünülemez. Bu noktada başta siyasetçilerin sığınmacılarla ilgili değerlendirmelerinde ve medyanın mültecilerle ilgili haberlerinde insani ve mesleki değerler açısından hassasiyet göstermesi elzemdir, çok önemlidir” şeklinde konuştu.

İletişim Başkanı Altun, Batı’nın ırkçılığın derinleştiği, yabancı düşmanlığının yükseldiği, sosyal gettolaşmaların arttığı bir kültürel coğrafya olarak uluslararası alanda konumlandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böylesi bir ortamda biz Türkiye olarak aynı zamanda ağır insani ve siyasi krizlere şahitlik eden, zorluklarla dolu bir coğrafyada var olma, büyüme ve gelişme mücadelesi veriyoruz. 

Özellikle 2010 sonrasında bölgemizde yaşanan gelişmeler, bölünmüş devletlerin ortaya çıkmasına, terörizmin yaygınlaşmasına, küresel göçmen ve mülteci sorununun baş göstermesine neden oldu. Bu dönemde Türkiye istikrarlaştırıcı bir güç olarak, hem kendi güvenliği ve istikrarı hem de bölge ülkelerinin güvenliği ve istikrarı için sahada ve masada mücadele verdi. Bu noktada Türkiye gerçekçi ve insani göçmen politikasıyla dünyaya örnek oldu.” 

BİLGİ KİRLİLİĞİ VE DEZENFORMASYONLA MÜCADELE

Altun, toplumda göçmenlere yönelik olumsuz bir yaklaşımı hakim kılma amacıyla yapılan dezenformasyon ve algı çalışmalarını yakından takip ettiklerini dile getirerek, “Bu bağlamda biz İletişim Başkanlığı olarak iletişim araçları ve kamu diplomasisi imkan ve kabiliyetlerini sonuna kadar kullanarak, Türk ve dünya kamuoyundaki Suriyeli sığınmacılara dair bilgi kirliliği ve dezenformasyonla da mücadele ediyoruz.” diye konuştu.

Altun, medya ve siyaset dünyasındaki popülist eğilimlerin göçmenlere ve sığınmacılara yönelik nefreti körüklediğini, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının yükselmesine sebep olduğunu kaydederek, “Şu gerçeği çok açık ve net bir biçimde ortaya koymak durumundayız. Göçmenler, sığınmacılar; sorunun kaynağı değil, sorunun mağdurlarıdır. Medyada ve siyaset dünyasında sığınmacılara ve göçmenlere yönelik önyargıları yeniden üretmek, zulmü kalıcı hale getirmektir. Medyada göçmenlerin temsili noktasında adil bir tutuma ihtiyacımız var. Veri temelli haberciliğe ihtiyacımız var. Gerçek insan hikayelerine ve birleştirici, bütünleştirici bir dile ihtiyacımız var. Bunu başarabiliriz ve başarmalıyız.” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.