Alman Mevkidaşına Terörle Mücadelenin Yolunu Gösterdi

Alman Mevkidaşına Terörle Mücadelenin Yolunu Gösterdi
REKLAM ALANI
29.07.2022
22
A+
A-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde teröre karşı uluslararası hukuktan kaynaklı haklı mücadelesine müttefiklerinden destek beklediğini belirterek, “DEAŞ’la mücadele etmek istiyorsanız bizim gibi sahaya inersiniz, mücadele edersiniz, DEAŞ’ı oradan temizlersiniz. Yabancı terör savaşçılarıyla mücadele de dahil.” dedi.

Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’la İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik olası askeri operasyonlarına yönelik eleştirilere yanıt verdi.

Suriye’de Türkiye’nin DEAŞ, PKK ve YPG gibi terör örgütlerine karşı mücadele verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Bugün YPG/PKK Türkiye’ye tehdit oluşturuyor ve son iki yılda 25 askerimiz şehit oldu, çok sayıda Suriyeli sivil öldü, sivil vatandaşlarımız şehit oldu.” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye’de askeri bir çatışma içinde olmadığını, terörle mücadele yürüttüğünü belirterek, “Müttefiklerimizden Türkiye’nin terör kaygılarını anlıyoruz derken sadece sözle değil, Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklı haklı mücadelesine de destek vermesini bekleriz. Bunun DEAŞ’la hiçbir ilgisi yok. DEAŞ’la mücadele etmek istiyorsanız bizim gibi sahaya inersiniz, mücadele edersiniz, DEAŞ’ı oradan temizlersiniz. Yabancı terör savaşçılarıyla mücadele de dahil.” diye konuştu.

Terör örgütü YPG/PKK’nın DEAŞ’la mücadele etmediğini de vurgulayan Çavuşoğlu, “Onların Afganistan’a uçaklarla nasıl gönderildiğini siz de biliyorsunuz çünkü Afganistan’da beraberdik.” ifadelerini kullandı.

ALMANYA’DA PKK FAALİYETLERİ ARTIYOR

Bakan Çavuşoğlu, ortak basın toplantısı sırasındaki konuşmasında, ikili görüşmede terörle mücadelenin de masaya yatırıldığını dile getirerek şunları söyledi:

“Terörle ilgili kaygılarımızı da kendilerine aktardık. Başta PKK, YPG, PYD ve FETÖ olmak üzere terör örgütlerine kucak açılmasının müttefiklik ruhuyla bağdaşmayacağını bir kere de burada vurgulamak isterim. Maalesef son dönemlerde listesini de Sayın Baerbock’a verdim, Almanya’da PKK’nın faaliyetlerinde bir artış görüyoruz hem de yasaklanmış sembol ve paçavralarıyla birlikte. Yine Stuttgart Başkonsolosluğumuza ait bir aracın kundaklanmasının ardından Alman makamlarına tepkimizi de beklentilerimizi de iletmiştik.”

Türkiye’nin, terör örgütleriyle mücadelede somut adımlar ve aktif bir iş birliği beklentisi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Savunma sanayi ürünlerindeki kısıtlama halen devam ediyor. Müttefiklik anlayışının ruhuna uygun değil. Bunu da söyledik. Tabii müttefikler arasında kısıtlamaların olmaması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Avrupa’da artan ırkçılık ve İslam karşıtlığının endişe verici olduğuna işaret ederek, “Bakanlık olarak bir rapor hazırladık. Gerçekten çok ciddi bir artış var. Pandemi döneminde de Müslümanlara yönelik, camilere yönelik ırkçı saldırılarda çok ciddi bir artış var. Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumunun cami ve derneklerinin güvenliği için gerekli tedbirlerin alınmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

ALMANYA’NIN KAVALA TUTUMUNA ELEŞTİRİ

Çavuşoğlu, toplantının soru-cevap kısmında ise Almanya’nın Osman Kavala davasına yönelik tutumunu eleştirdi.

Avrupa’da Fransa, Norveç, Almanya ve Yunanistan’da birçok AİHM kararının uygulanmadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, “Her bir vatandaşımızın iç hukuk yolu tüketildikten sonra AİHM’e başvuru hakkı vardır. Bu, Osman Kavala için de geçerlidir. Türkiye olarak AİHM’in aldığı serbest bırakma kararı uygulanmıştır ama başka suçlardan dolayı tutukluluk devam etmiştir, nitekim o farklı suçlamalardan dolayı da bir ceza almıştır.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, AİHM’in Türkiye’de iç hukuk yolları tükenmeden bir karar alması halinde bunun siyasi bir karar olacağını belirterek şunları ifade etti:

“Bu kadar karar uygulanmazken, Yunanistan’dan geldiniz, bunları Yunanistan’a hatırlatmazken, niye Osman Kavala konusunu sürekli gündeme getiriyorsunuz? Çünkü Osman Kavala’yı Türkiye aleyhine kullanıyorsunuz, fonluyorsunuz. Gezi olaylarında ne kadar fonladığınızı biliyoruz. Sizlerin ne kadar destek verdiğini biliyoruz. O nedenle Osman Kavala konusunu sürekli gündemde tutuyorsunuz.”

YUNANİSTAN ULUSLARARASI ANLAŞMALARI İHLAL EDİYOR

Çavuşoğlu, Doğu Ege adalarının gayriaskeri statüsüne dair uluslararası antlaşmaları hatırlatarak, “Bu adalar, Yunanistan’a 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış antlaşmalarıyla verildi ama bazı adalar için bir şart konuldu. Yunanistan, bunları silahlandıramaz ama Yunanistan, bu anlaşmaları ihlal ediyor ve (adaları) silahlandırıyor. Uluslararası hukuktan bahsediyorsak Yunanistan’a, Avrupa Birliği (AB) ülkesi diye yanlış yaptığı halde sahip çıkmak doğru bir şey değil.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu hususları BM’ye yazdığı mektupta dile getirdiğini ancak Yunanistan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde cevap veremediğini söyleyen Çavuşoğlu, “Çünkü suçlu. Haksızsa, siz de Yunanistan’a ‘haksızsın’ diyebilmelisiniz ama bunu diyemiyorsunuz işte.” ifadelerini kullandı.

AB üyesi olmanın her türlü hakka sahip olmak anlamına gelmediğinin altını çizen Çavuşoğlu, her türlü uluslararası hukuk ve insan hakları ihlaline rağmen AB’nin birlik ruhu içinde desteğini sürdürmesini eleştirdi.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Türkiye ve Ukrayna’nın yakın bağlara sahip olduğunu belirterek, Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında “Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi”ne ilişkin İstanbul’da imzalanan anlaşmaya değindi.

Bu anlaşma sayesinde 5 ay aradan sonra Ukrayna’nın Odessa limanından tahıl ihracına başlanacağını dile getiren Baerbock, “Türkiye’nin burada sağladığı büyük bir başarıydı. Şimdi her gün bu sevkiyatların nasıl gerçekleşeceğini göreceğiz. Özellikle sizin hükümetinizin burada başardığı, açlık tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok insana umut ışığı. Bunun için de size büyük bir saygı gösteriyoruz.” diye konuştu.

Baerbock, “Türkiye’nin burada oynadığı rol, Birleşmiş Milletler (BM) ile özellikle tahıl koridoru konusundaki rolü, başka bir ülke üstlenemezdi. BM’nin de masada yer alması o kadar kolay değildi. Rusya da zaten bunu sürekli sorguluyordu. Bence burada Türkiye’nin önemli bir katkısı oldu. Bu tür anlaşmalar hakkında konuşulduğunda Rusya Devlet Başkanı ile de konuşulacak. Onun da bunu kabul etmesi gerekiyor. Fakat görüntülerin gücünün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bu savaş sadece blokajlarla ve silahlarla değil görüntülerle, propaganda ve sosyal medyada da bu savaş sürdürülüyor. Bu, belki kişisel bir görüş, bence bu sembolleri küçümsememeyiz. Bunu söylemek istemiştim.” dedi.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.