Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Sağanak Yağışlı

ABD Suriye’de Türkiye’yi Aşamadı ve Aşamayacak

ABD Suriye’de Türkiye’yi Aşamadı ve Aşamayacak
12.10.2021
A+
A-

ABD Başkanı Joe Biden, Temsilciler Meclisi’ne gönderdiği mektupta, “Türkiye, Suriye’de ABD için bir tehdit” ifadelerini kullanırken, Suriye’deki askeri varlığını bir yıl daha sürdüreceğini belirtti. Suriye’de Türkiye’yi aşamayan ve aşamayacak olan ABD, bugün İsrail lobisinin baskısıyla bölgede bir yıl daha kalacağını açıklasa da, sonu Afganistan gibi olacak.

Dünya bir yandan Kovid-19 salgını ve küresel iklim kriziyle mücadele ederken, bölge bölge sıcak gelişmelere de sahne oluyor. Afganistan’ı terk eden ABD’nin Suriye’den de askeri varlığını çekeceği iddia edilirken ve bunun ne zaman gerçekleşeceği konuşulurken ABD Başkanı Joe Biden, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Polesi’ye gönderdiği mektupta, Türkiye’nin Suriye’de ABD için bir tehdit olduğunu, henüz sözde IŞİD ile mücadelenin bitmediğini savunarak, bu ülkede bir yıl daha kalacaklarını belirtti.

ABD Başkanı Biden’ın mektubunun ne anlama geldiğini, gündemdeki Siyaset Bilimci ve Stratejist Abdullah Çiftçi, YouTube kanalında değerlendirdi.

SOMUT MÜCADELELER

Joe Biden’ın ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Polesi’ye yazdığı mektubu hatırlatan Çiftçi, bu mektupta “Türkiye, Suriye’de Amerika Birleşik Devletleri için bir tehdit. Bu nedenle bir yıl daha Suriye’de kalacağız” ifadelerinin yer aldığını belirtti.

ABD’nin normalde Suriye’den de çekilmeyi planladığını kaydeden Abdullah Çiftçi, Türkiye’yi ABD’nin kendi planlarına bölgede tehdit olarak gördüğünü söyledi. 

ABD’nin neden Suriye’de kalmak istediğine ilişkin gelişmeleri de irdelemek gerektiğinin altını çizen Çiftçi, bu konuya ilişkin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarını şöyle hatırlattı:

TÜRKİYE’DEN ÇOK SERT ÇIKIŞ

“Çavuşoğlu ABD’ye çok net bir cevap verdi. ‘Siz önce PKK’ya olan yardımı kesin. IŞİD Afganistan’a nasıl gitti? Otobüslerle, uçaklarla oraya onları kim götürdü?’ Joe Biden’a hitaben de ‘Kongre’ye yalan söylüyorsunuz, halkınızı kandırıyorsunuz lütfen dürüst olun’ çağrısı yaptı.

Normalde Türkiye’den bu şekilde sert bir çıkış eskiden beklenmezdi. Cumhurbaşkanı da Birleşik Milletler görüşmesinde ‘Joe Biden ile diyaloğumuz hayra alamet değil’ demişti. Hemen arkasından Amerika aradı. ‘Tamam tamam, biz 31 Ekim’de G-7 Zirvesi’nde Roma’da görüşelim’ şeklinde.” 

“TÜRKİYE, DEVLET AKLIYLA HAREKET EDİYOR”

Bunun arkasından iki lider arasında Glasgow’da İklim Toplantısı sırasında bir görüşmenin de muhtemel olduğunu kaydeden Abdullah Çiftçi, “Türkiye’nin bu yüzyıl hem ABD ile hem Rusya, hem Çin, hem İngiltere, hem Körfez’deki Arap ülkeleriyle hem de Afrika ile belirlediği bir strateji var. Bu bizim için önemli, bir devlet aklı var. Türkiye’nin bu hamlelerini en bir umut olarak da görüyorum” dedi.

ABD’nin Afganistan’dan kaçtığını, sonrasında IŞİD ile mücadele konusunda Taliban’a yardım için mesaj gönderdiğini, bunun kabul edilmediğini ve son olarak iki ülkenin Katar’da görüşeceğini hatırlatan Çiftçi, şöyle devam etti:

“ABD’nin Afganistan’dan kaçması Körfez ülkeleri ve Suriye’deki müttefiki olan terör örgütü PKK unsurlarında bir panik oluşturdu. Suriye’deki sözde Demokratik Suriye Konseyi, YPG/PKK unsurlarının yöneticilerinden biri İlham Ahmet, Amerika’ya giderek ikili görüşmeler yaptı. Ahmet, orada bir açıklama yaptı. ‘ABD bizi destekleyecek ve Suriye’de kalacaklar. Suriye’nin kuzeydoğusunda altyapı yatırımları yapacaklar. IŞİD ile mücadele için.’ Suriye’de IŞİD mi kaldı. Ayrıca Suriye’de IŞİD ile mücadeleyi Türkiye yaptı. Sadece 4 bin civarında IŞİD mensubunu Türkiye temizledi.”

ELBETTE SEBEP IŞİD DEĞİL

Türkiye’nin ABD’nin Suriye’de kalma nedeninin IŞİD olmadığını artık çok iyi bildiğini belirten Çiftçi, “Peki ne, sadece PKK mı? Amerika niye bölgelerden çekiliyor? Orta Doğu’dan, Afrika’dan, Orta Asya’dan… Orada bir alan bulamadı, uğraşıyor ama bulamıyor. Çünkü asıl rakibin Çin olduğunu gördü” ifadelerini kullandı.

Hint Okynusu ve Pasifik’te istediğini bulamayan Fransa’nın da Afrika ile başının dertte olduğuna dikkati çeken Çiftçi, şunları söyledi:

“Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bir Afrika Zirvesi vardı. Afrikalı devlet başkanları katılmıyor ama öğrenciler katılmıştı. Orada öğrencinin biri söz alıyor; ‘Siz niye sürekli sizin için buradayız diyorsunuz. Siz kendiniz için buradasınız. Terör varsa sizi tehdit ediyor, askeri olarak müdahale sonucu terör var’ diyor. ‘Bunu bırakın’ diyerek, Macron’a sert eleştirilerde bulunuyor. 

Macron, ‘Biz burada kalıcı değiliz’ diyor ama zaten kalıcı olamayacaklar. Mali’nin Rus Wagner şirketi ile bir anlaşması olduğu ortaya çıktı. Mali de bunu yalanlamadı. Bazı bölgelerin korunması ve askeri eğitim alanları gibi. Dolayısıyla Fransa Afrika’da tutunamayacağını görüyor. Şimdi de Yunanistan’ın arkasına geçti. Dünyada birçok ülkenin dış politikaları, ABD’nin yeni stratejisi belirlemesine de vesile oluyor.”

FRANSA İÇİN SON FIRSAT ORTA DOĞU

Fransa’nın Avustralya ile askeri alandaki ilişkisinin kesildiğini, Afrika’da tutunamadığını, Libya’da Türkiye’nin varlığı dolayısıyla arka planda kaldığını, Ermenistan konusunda bir şey yapamadığına işaret eden Çiftçi, ABD’nin Orta Doğu’dan çekilmesini fırsat olarak gördüğünü vurguladı.

Macron’un, ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle bölgede Avrupa Birliği’nin etkili olmasını beklediğini belirten Çiftçi, “Almanya, Fransa’nın bu askeri anlamdaki savaşçı tavırlarına karşı. Almanya çözüm üretmeye çalışıyor. Merkel bu ay Türkiye’ye gelecek. Merkel, Türkiye’nin ve Türkiye ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu biliyor. Avrupa Birliği’nde Fransa yalnız başına hareket ediyor” dedi.

Fransa’nın tarihine bakıldığında da buna benzer politikalar görülebileceğini ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:

“Macron, şimdi tek başına hareket etmeye başladı. ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Macron’a, ‘Senin beyin ölümün gerçekleşti’ cevabını vermişti. Yunanistan ile Türkiye arasında Doğu Akdeniz’de bir problem var. Fransa Yunanistan’a, ‘Arkandayım, sen Osmanlı’ya karşı acayip mücadele ettin. Al bakalım uçak, savaş gemisi.’ Zaten borç içindeki Yunanistan, battı batıyor. Türkiye ısrarla ne diyor, ‘Birlikte çözüm arayalım, neden başka yerlerden medet umuyorsun?’ diyor.”

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ DÖNÜM NOKTASI MI?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 29 Eylül’de Soçi’de yapılan görüşmeye de vurgu yapan Abdullah Çiftçi, şunları söyledi:

“Bu görüşmede önemli kararlar alındığını, bölgesel işbirliğinin artacağını düşünüyorum. Mesela o görüşmenin hemen arkasından Türkiye ABD’den 40 tane F-16 savaş uçağı istedi, 87 uçağında modernizasyonun bir bir üst versiyona çıkartılması için talepte bulundu. ABD’nin buna vereceği cevap önemli. F-35 programından Türkiye 1 milyar 400 milyon ödediği halde çıkartılmıştı. Çünkü F-35’lerin bilgilerini, yapay zekasını S-400’lerin çalar korkusu vardı. Ancak F-16’larda böyle bir durum yok. 

Amerikan Kongresi, ‘F-16’ları Türkiye’ye vermiyoruz ve 87 uçak için eğitim modernizasyonunu kabul etmiyoruz’ derse, ortada bir S-400 krizi olmadığı, ABD’nin istediklerinin başka başka boyutunun olduğu ortaya çıkacak. Türkiye müttefik mi değil mi?”

GÖRÜŞMEDEN ‘BÖLGESEL MUTABAKAT’ ÇIKTI

Türkiye’nin bu hamlesini çok doğru olarak yorumlayan Çiftçi, Türkiye’nin yerli uçağının plana göre 2029’da üretileceğini, bu süre zarfında hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin bu hamlesiyle ABD’ye, ‘Buyur bakalım madem NATO’da müttefikiz’ şeklinde mesaj gönderdiğini belirten Çiftçi, Soçi’deki Erdoğan-Putin görüşmesinde Rusya’dan savaş uçağı alımının yanı sıra 3 nükleer santral anlaşmasının ve ticari işbirliğinin güçlendirilmesi konusunun ele alındığını kaydetti.

Çiftçi, “Soçi’deki görüşmede sadece İdlib-Suriye meselesi değil, bölgesel bir mutabakat çıktığına inanıyorum. Suriye olayında Astana, Rusya-İran-Türkiye’nin mutabakatı Avrupa’nın ve Amerika’nın Suriye hesaplarını alt üst etti. Yani Rusya ve Türkiye, Suriye ile Libya’da karşı taraftaydı ama aynı zamanda işbirlikleri de var” dedi.

KAFKASLAR’DA YENİ PAKT KURULABİLİR

İran’ın sınırda Azerbaycan’a yönelik tatbikatlar yaptığını buna karşılık Türkiye-Azerbaycan ve Pakistan’ın da “3 Kardeş Tatbikatı”gerçekleştirdiğini hatırlatan Çiftçi, şunları söyledi:

“İran panikledi. Nahçıvan Azerbaycan toprağı ama Zengezur Koridoru var. Bu koridor, Türkiye’nin kardeş ülkeleriyle ticari işbirliğini artırır. Bu da İran’a güç kaybettirir. Şimdi bu koridor açılırsa Nahçivan’dan Orta Asya’ya, İran ticari olarak da jeopolitik olarak da güç kaybedecek.

Çünkü Türk devlet aklı harekete geçti. İranlı yetkililer çağrıldı bu hafta. Muhtemelen buradan çıkacak olan şey şu; Ermenistan ve Azerbaycan barıştırılacak.  Ermenistan zaten bunalmış, sıkışmış. Ermenistan siyasetinin içinde Avrupa’nın uzantısı ve Soros’un kalıntıları var ama sonuçta Ermenistan sınırlarını ve hava sahasını Ruslar koruyor. Ticari olarak sıkışmış Ermenistan, lobisinden gelen yardımlarla geçiniyor.

Oysaki Ermenistan şu an yeni yeni Türkiye ile ilişkilerinde kapılarını açarsa, Azerbaycan ile ticaretin önünü açarsa bir problemi kalmaz. Putin ve Erdoğan’ın orada şöyle bir görüşme yaptığını düşünüyorum; bölgesel yeni bir pakt kurulması.”

Çiftçi, bu paktın içerisinde Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, İran, Ermenistan gibi ülkelerin olabileceğine işaret etti.

DÜNYANIN GÖZÜ AÇILDI

Batı nereye müdahale etse oraya yıkım götürdüğünü, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Afrika’da bunun örneklerinin görüldüğüne dikkati çeken Çiftçi, “Bölge ülkeleri, yeni yeni kendine geliyor. Bu kendine gelme de artık 21. Yüzyıl’da ABD’nin hegemonik olarak gücünü kaybetmesi. Arap ülkeleri bile yeniden durum değerlendirmesi yapıyor. ‘Rusya ile anlaşalım, Türkiye ile işbirliğine gidelim’ diyorlar. Bizim Dışişleri Bakanlığı uluslararası ilişkilerde ‘daimi dostluk ve düşmanlık yoktur’ dedi elini uzattı” şeklinde konuştu.

“Dünyada artık reel gerçeklik üzerinden bir işbirliği söz konusu” diye konuşan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye bu noktada doğru bir strateji kuruyor şu an. Libya ile ekonomik bölgelere ilişkin nasıl anlaşma imzaladı ise aynısını Mısır’la da imzalayabilir. Birleşik Arap Emirlikleri 10 milyon dolar yatırım yapacağını söyledi. Araplar biraz nefes alınca, Suriye ile yeniden işbirliğine girmek istediler. İşte Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yeniden Suriye ile işbirliği hesapları. Amerika’nın çekilme senaryosuyla beraber Macron yeniden Doğu Akdeniz’e gelip Orta Doğu’daki Arap ülkeleriyle irtibat kurdu ve ticaret anlaşması masada.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Trump zamanında imzalanan Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki normalleşme anlaşmalarını kabul etmediğini, yeni anlaşma taraftarı olduğunu açıkladı. ABD’nin artık askeri ağırlığı Pasifik’te olacağı için bundan sonra işi öyle istediği gibi gitmeyecektir.”

YENİ DENGE ARAYIŞI

Türkiye ile Rusya’nın görüşerek bölgede yeni bir denge arayışına girdiğini ifade eden Abdullah Çiftçi, Macron’un yeniden Fransa Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Türkiye ile Akdeniz’de işbirliği isteyebileceğini bile dile getirdi. Türkiye’nin, F-16 hamlesinin ABD’yi çok zor durumda bırakacağını belirten Çiftçi, şöyle devam etti:

Nasıl bırakacak, ABD’nin Çin ile olan bir mücadelesi var, Türkiye’nin de Türk devletleriyle, İslam dünyasıyla olan projesi var. Dolayısıyla Türkiye, geniş bir pasta, bir ortak pazar oluşturuyor. Bu ortak pazarı gören Fransa ne olacak? Gelecek. İngilizler zaten ‘beraber hareket edelim’ diyorlar. Önümüzdeki dönem göreceksiniz ABD’nin kendi içlerinde çok ciddi problemleri çıkacak.

Amerika Suriye’de kalışını bir yıl daha uzattı Neden uzattı? PKK için orada kalmadı. Seçim var. Joe Biden seçilmek istiyor ve İsrail lobisini arkasına kalmak istiyor. İsrail baskısıyla Suriye’de bir yıl daha uzattı kalışını. Suriye’deki PKK’nın ana hamilerinden biri en çok kimin işine yarar, İsrail’in işine yarar.”

İSRAİL LOBİSİNİN ETKİSİ

Joe Biden’ın Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Polesi’ye gönderdiği mektup ile aynı anda Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in de İsrail ile görüştüğüne dikkati çeken Çiftçi, “Yani İsrail lobisi, Joe Biden’a ‘Seçim var akıllı ol’ çağrısında bulunuyor” diye konuştu.

“Burada kimse tef çalıp oynamasın, özellikle Suriye’deki PKK’lılar…” diyen Abdullah Çiftçi, Suriye’nin de sonunun Afganistan gibi olacağını ve ABD’nin bu ülkeden de kaçacağını söyledi. Afganistan’a yapılan silah yardımlarını hatırlatan ve bugün ABD’nin ülkeden kaçmasıyla 88 milyar dolarlık silahların Taliban’ın eline geçtiğini kaydeden Çiftçi, Suriye’de de artık kime verdiyse aynı şekilde bu silahları da bırakıp kaçacağını söyledi. 

Joe Biden’ın “Suriye’de Türkiye bizim için tehdit” şeklindeki ifadelerini anımsatan Abdullah Çiftçi, “Suriye sen misin, ne işin var burada on bin kilometre öteden geliyorsun, ‘Türkiye PKK için tehdit’ diyorsun. ‘Ben burada bir devlet kuracağım’ diyorsun, Türkiye de bunu engelliyor. Türkçesi bu; ‘Devlet kuramıyoruz, Türkiye’yi aşamıyoruz.’ Aşamayacaklar da” dedi.

BATI’NIN ÇÖKÜŞÜ BAŞLADI

Fransa’nın da Afrika’da bugüne kadar yürüttüğü politikaların, devlet başkanlarını etkileme, suikastler, darbe üzerine kurulu olduğunu ifade eden Çiftçi, artık bu yöntemin Afrika’da bir uyanma olması dolayısıyla işe yaramadığına da dikkati çekti.

Afrika’da Türkiye, Rusya ve Çin’in varlığı dolayısıyla burada eskisi gibi operasyon çekemeyen Fransa’nın strateji değişikliğine gittiğini kaydeden Çiftçi, “Yani ‘Biz önceleri ülkeleri birbirine düşünüyorduk, ülke içinde de iktidar muhalefetin kapışmasını körüklüyorduk, silah satıyorduk. Böyle götüremedik bu işi’ diyorlar. Bu kez sivil toplum kuruluşları adı altında ‘Bilim adamı, işadamı satın alacağız ağırlığı bu tarafa vereceğiz’ diyorlar artık. Buradan da bir şey çıkmaz. Önümüzdeki dönemde Batı’nın geriye dönüşü başladı. Bu geriye dönüşte kullanılacak harici akıl, Türk devletindedir” şeklinde konuştu. 

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.