Üç ayrı vali ile yaşadığımız hatıra

Yazmayınca, anlatmayınca unutuyor insan. Yaklaşık altı yıldır bu ülkenin temel harcı içinde bulunan unsurlardan birisi olduğunu düşündüğüm Mülki İdare Amirlerine yönelik yayın yapıyoruz.

Acısı ve tatlısı ile hatıralar birikiyor zamanla insanın yaşamında. Bazen direk oluyor bu hatıralar bazen dolaylı.

Bazı hatıralar akla düşünce tebessüm ederken bazılarında yüreği sancı tutuyor. Bazı hatıraları bayram olması nedeniyle paylaşmak iyidir diye düşündüm.

TALİMAT VEREN VALİMİZ

Yayın hayatına başladığımız ilk yıldı. Valilik basın biriminden gelen bir haber düştü mailimize. Haberi yayına aldık. Aradan yaklaşık 2-3 saat geçmişti ve gelen telefonda özel kalem müdürü vali beyin görüşmek istediğini ileterek telefonu bağladı.

Vali bey ile aramızda geçen görüşme;

-Hüseyin bey yayına aldığınız o haberi derhal kaldırın.

-Hangi haberden bahsediyorsunuz valim?

-Manşete aldığınız … haberden.

-Valim o haber sizin basın biriminizden geldi. Ayrıca eğer haberde bir yanlışlık varsa düzeltelim ama talimatla haberi kaldıramayız.

-Hüseyin bey, o haberi yayından kaldırınız

-Valim basın biriminiz haberin düzeltme metnini gönderirlerse yine manşetten yayına alırız. Ayrıca kusura bakmayınız ama ben personeliniz olmadığım için talimat vermeniz pek etik değil. Diğer bir husus talimat ile haber yayınlamadığımız gibi yine talimatla haber kaldırmıyoruz…

Sert bir şekilde kapanan telefon sesinin ardından dıt dıt sesi kalmıştı geriye.

VEJETARYEN VALİ İLE RÖPORTAJ

Yıl 2014 idi yanılmıyorsam. MİA’ya  yönelik yayınlarımızın ilk senesi dolmak üzere idi. Kurban bayramı olması münasebeti ile bayram hatıralarını içeren röportaj yapıp yayınlamak istedim. Valiliğin basın ve halkla ilişkiler müdürü ile yaptığımız telefon görüşmesinin ardından röportaj için olur aldım. Konuyu aktardığım için hazırlık yapılması gereken durum olmadığından Vali beye bağladılar telefonu.

Hal hatır kelamından sonra ilk soruyu yönelttim;

Sayın Valim çocukluğunuza dair Kurbana ilişkin hatıranız var mı?

-Hüseyin Bey, dini inancımızdır Kurban bayramı. Lakin ben dini vecibemi yerine getiririm ama başında bulunmam. Ben vejetaryenim..

Ve beni bir sessizlik, şaşkınlık kaplamaz mı? Vali bey ile karşılıklı hal hatır ve iyi bayram dileklerimizle konuşmayı tebessüm ile sonlandırmıştık.

RAHMETLİ VALİ KEMELEK’İN SÖZLERİ

Malumunuz 3-4 sene öncesine kadar İstanbul’da illerin tanıtım günleri Feshane’de yapılırdı. Sivas’ın tanıtım günleri nedeniyle Feshane’de Valilik standına uğradığımda dönemin Sivas Valisi rahmetli Zübeyir Kemelek oradaydı.

Kendimi tanıtmamın ardından ilk kurduğu cümle şu olmuştu;

Hemen hemen her gün siteyi takip ediyorum. Beğeniyorum yayın politikanızı. Takip etme nedenime gelince hem meslektaşlarımızım haberlerini okumak hem hangi il ve ilçemizde bir sorun nasıl çözülmüş onu görmek. Bir benzeri sorun kendi ilçelerimde veya ilimde varsa o çözümden yola çıkarak sıkıntıyı bertaraf etmek…

Elbette farkına varmadan, bilmeden böyle bir iyi duruma vesile olmayı öğrenmek şahsımı sevindirmişti. Merhum valimiz Kemelek’e rabbimizden rahmet dilerim.

VALİMİZİ ÜZEN BİR HABER

Bir toplantı fotoğrafı dikkatimizi çekmişti haberleri incelerken. Belediye başkanı hoş olmayan bir uslüp ile toplantıda Mülki Amirin oturması gereken makama oturmuş valimiz ise hemen yan koltukta. Evet, belediye başkanı anlaşılması zor bir karakter sahibi idi. Biz hem belediye başkanını hem valimizi eleştirmiştik ve gerekirse vali beyin o koltukta oturması yerine toplantıyı terk etmesi yönünde yorumlu şekilde yayınlamıştık.

Aradan 6-8 ay belki daha uzun bir süre geçmişti. TÜYAP Kongre Merkezi’nde O Valimizin görev yaptığı ilin tanıtım günleri vardı. Ve stantta valimiz ile karşılaştık. İlk tanışmamızdı. Kendimi tanıttığımda tebessümle karşıladığı yüzü ciddi bir hal almış ve şu sözleri ile eleştirmişti o haberimizi.

(Fitne çıkarma konusunda Hadisi Şerif okuyarak haberimizde fitne çıkardığımızı söylemiş ve) Yanlış bir haberdi o haberi yayınlamamalıydınız demişti.

Vali beyin fitne çıkarmakla ithamı üzerine cevap hakkımız doğmuştu artık.

“Sayın valim, fitne çıkarma konusunda eğer, aile bireyiniz ile alakalı yerel ve ulusal basında yer alan haberi mesela bizde bulamazsınız. Zira ailevi bir konuda iltimas yaptığınız iddia edilirken biz bu haberi görmezden geldik. Nedenine gelince; ailevi bir durum ve biz bunun perde arkasını bilmiyoruz. Belki mahrem bir konudur. Görünen bölüm torpil gibi görünüyor olsa da aile içinde belki farklı bir durum olduğu düşüncesi ile yayınlamadık. Hâlbuki asıl fitne o haberdi ve biz yayılmasına aracı olanlardan olmadık…”

Sonra ne mi oldu?

Vali beyle nezaketen vedalaştık ve bir daha görüşmedik, karşılaşmadık.

  • Bir sonraki sefer kaymakamlarımızla yaşadığımız birkaç hatırayı paylaşayım. Bazı kelime ve cümleler harfi harfine aynı olmayabilir ama anlam açısından eksikliği yok.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir