Ana Sayfa » Güncel » 'Tek terörist kalmayacak bu ülkede'

'Tek terörist kalmayacak bu ülkede'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "43. Muhtarlar Toplantısı"nda yaptığı konuşmada terörle mücadele operasyonlarına ilişkin, "Haftada 50-100 gidiyorlar. Artık bunlar gidici, başka çıkışları yok. Bu işi bitireceğiz, tek terörist kalmayacak bu ülkede." dedi...

 
 
'Tek terörist kalmayacak bu ülkede'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "43. Muhtarlar Toplantısı"nda, Ankara, Batman, Edirne, Giresun, Hatay, İzmir, Karabük, Karaman, Kütahya, Mardin, Ordu, Rize, Sivas ve Şanlıurfa'dan gelen muhtarlarla bir araya geldi.

Konuşmasına tüm muhtarları selamlayarak başlayan Erdoğan, Türkiye'deki demokrasi piramidinin tabanını oluşturan muhtarlarla Cumhurbaşkanı arasındaki samimi ve hasbi diyaloğun meyvelerini almaya başladıklarını söyledi.

Erdoğan, muhtarlarla toplantılara başladıkları günden beri gerek muhtarların gerekse muhtarlar aracılığıyla pek çok vatandaşın, mahallenin ve şehirin sıkıntılarına çözüm bulduklarını bildirdi. 

İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Muhtarlık Bilgi Sistemi'nin giderek daha etkin şekilde kullanılmaya başlandığına değinen Erdoğan, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünde kurulan Muhtarlar Daire Başkanlığı vasıtasıyla da muhtarların ve muhtarlıkların meselelerinin en üst düzeyde ve tek elden takip edildiğini dile getirdi.

Erdoğan, bugün muhtarlara yeni bir müjdesi olduğunu belirtti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı belediyelerin kendi inisiyatifleriyle muhtarlık binaları yaptığını ancak çoğu mahallede muhtarlık binasının olmadığına değinerek, şöyle devam etti:

"Ülkemizin her yerinde, ihtiyaç duyulan yerlerde muhtarlık binaları yapılması kararı aldık. Dün İçişleri Bakanımla birlikte Kaymakamlar Toplantısı'ndan sonra bunu aramızda görüştük ve karara bağladık. Hazine envanterinde bu iş için uygun olan araziler ki Maliye Bakanımızla da bunu paylaştık, valiliklere ve kaymakamlıklara tahsis edilecek. Onlar da imkanlar ölçüsünde bu yerlere muhtarlık hizmet binaları inşa edecekler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Bütün bunlar karşılığında sizlerden tek bir isteğimiz, tek bir beklentimiz var, o da mahallenize en güzel hizmeti yapmanızdır. Sizler mahallenizin, mahalle halkının meseleleriyle ne kadar yakından ilgilenir ne kadar çok derde derman olursanız milletimiz de ülkesine, devletine o derece güçlü şekilde sahip çıkacaktır. Muhtarlıkların nüfus ve alan olarak büyüklükleri konusunda bir düzenlemeye gitmek gerekiyor. 25-30 bin nüfuslu mahalledeki bir muhtarın herkese ulaşması her meseleyle ilgilenmesi elbette mümkün olmaz. Bunun için 2019'da yeni yönetim sistemine geçerken muhtarlıkların nüfus ve alan olarak büyüklükleri konusunda bir alt ve üst sınır getirilmesi düşünülebilir. Özlük haklarından hizmet binalarına kadar her konuda güçlendirdiğimiz, imkan sağladığımız muhtarlarımızdan beklediğimiz verimi alabilmemiz ancak bu şekilde mümkün olabilecektir. Yine valiliklerimizin ve kaymakamlarımızın, muhtarlarımızın faaliyetlerinin denetimi konusunda da bir sistem kurmalarında ben çok büyük faydalar görüyorum."

"Kendisine 'kesinlikle gitmeyeceksin' dedim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılı Kasım ayından itibaren inşa ettikleri istikrar ve güven ikliminin üzerine adeta titreyerek Türkiye'yi bugünlere getirdiklerinin altını çizdi.

Türkiye'nin 2011 seçimlerinin ardından tarihinin en büyük yatırım, büyüme, ihracat, yurt dışı hamlesine girmişken bir anda yoğun bir saldırı dalgasının içinde bulunduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılması, eğer MİT Müsteşarı ifadeyi verseydi ve tutuklansaydı, arkasından hedefin kim olduğunu gayet iyi biliyorum ama kendisine söyledim, kendisine 'Kesinlikle gitmeyeceksin' dedim. Yardımcılarıyla ilgili 'Yardımcılarını da göndermeyeceksin' dedim. 'Eğer polis gelir de seni almak isterse senin güvenlikçilerine talimat ver, polisi de içeri sokmayacaklar.' dedim. Düşünebiliyor musunuz? Ülkede kim, kimle, neyin mücadelesini veriyor. Kimle verdik bu mücadeleyi? İşte o günün FETÖ yargısıyla verdik bu mücadeleyi. Çünkü FETÖ yargısı, bu milletin evlatlarını birbiriyle vuruşturuyordu."

'Siz Kudüs'e giderseniz, birileri ürker'

Erdoğan, milletin kendilerine her türlü desteği verdiğini belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçimini "milletin tüm saldırılara ve arkasındaki güçlere karşı bir meydan okuması" olarak değerlendirdi. 

Salondaki bir kişinin "Kudüs'e de gidelim" sözleri üzerine Erdoğan, "Siz Kudüs'e giderseniz, birileri ürker. İnşallah o da olur. Bütün planları, görevi İçişleri Bakanımıza verdik. Kültür ve Turizm Bakanımızla birlikte Kudüs de bunun içinde olabilir. Böyle bir paket tur şeklinde gerçekleştirilebilir." diye konuştu. 

Milletin yüklediği sorumluluğun hakkını vermek için mücadele çıtasını sürekli yükselterek yola devam ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, milleti ve kendilerini sandıkta yenemeyeceklerini görenlerin terör örgütlerini harekete geçirdiklerini, FETÖ'nün yanına PKK'yı ve DEAŞ'ı da koyarak terör cephesini tahkim ettiklerini söyledi. 

"Seçim sonuçları üzerinden siyaseti felç etmeye kalktılar"

Erdoğan, "Çukur eylemleriyle ülkemizi bölmeye, bombalı saldırılarla milletimizin huzurunu kaçırmaya, seçim sonuçları üzerinden de siyaseti felç etmeye kalktılar. Hiçbirine de 'eyvallah' etmedik, tam tersine rabiamızla adını da koymak suretiyle mücadelemize hız verdik. Türkiye'nin verdiği mücadelenin adı artık bellidir; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet." ifadelerini kullandı. 

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet"in önemini anlatan Erdoğan, Türkiye topraklarının şehit kanlarıyla yoğrulduğunu ve böldürtmeyeceklerini vurguladı. 

Asker, polis, jandarma ve güvenlik korucularının Tendürek, Gabar, Cudi, Kato, Bestler-Dereler ve Kandil dahil olmak üzere bütün bölgelerde olduğunu, olacağını hatırlatan Erdoğan, "Nereden en ufak bir yanlışlık oluyor da bir tehdit geliyorsa F-16 oluruz, helikopterlerimiz, tanklarımız, toplarımızla inlerine kadar gireriz ve giriyoruz. O geçti artık yaptıkları şeyler falan. Bakın son 1-2 yılı takip ediyorsunuz değil mi? Haftada 50-100 gidiyorlar. Artık bunlar gidici, başka çıkışları yok. Ya bu ülkeyi tamamen terk edip gidecekler ya bu işi bitireceğiz, tek terörist kalmayacak bu ülkede. Çünkü bizim milletimizin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yoktur." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şeyin FETÖ için de geçerli olduğunun altını çizerek, "Bazen anneler geliyor, 'Benim evladım suçsuz, günahsız' diyor. Kusura bakma. Suçsuz, günahsızsa zaten bırakıyoruz. Demek ki senin evladın da bir yerlere karışmış ama sen farkında olmamışsın. Çünkü bunların uyutma kabiliyeti, morfinleme kabiliyeti çok ileri. Bunlarda takiye var, her numara var. Evvelsi akşam bir tuvaletin arkasından bir bölme yapmışlar, o bölmede özel görüşmelerini yapıyorlar. Her numara var bunlarda, zaten bunların ağası da örgütün başı da nerede? Pensilvanya'da. Onun arkasında kim var? Onun arkasındaki bölmede de Amerika var." diye konuştu. 

'Bizim başka ülkemiz, başka vatanımız, başka milletimiz yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinden taviz vermeden FETÖ'nün tüm mensuplarını adalet önüne çıkardıklarını ve çıkarmaya devam ettiklerini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

"Mahkemeler yavaş yavaş sonuçlanıyor. FETÖ'cü alçaklar, masum ile suçluyu birbirine karıştırarak, yürütülen operasyonların, yapılan yargılamaların itibarını sarsmak için akla hayale gelmeyecek yollara başvurdular, başvuruyorlar. 

Benim kurmay subayım da -o da ayrı bir cambaz, şu anda psikiyatrik vaka olduğuna dair raporlar uydurmuş- cezaevinden çıkabilmek için bu yollara da başvuruyorlar. Tabii tekrar bu noktada avukatlarımız sürece müdahil oldular, böyle bir şey söz konusu değil ama bunlar her şeyi yapar. Ama biz kuyumcu hassasiyetiyle bunları da birer birer ayrıştırarak, masumların haklarını iade etmek, suçluları hak ettikleri cezaya çarptırmak suretiyle bu mücadeleyi mutlaka başarıyla sonuçlandıracağız. Çünkü bizim başka ülkemiz, başka vatanımız, başka milletimiz yok."

'Sabrımız giderek azalıyor'

Erdoğan, Anadolu'nun tüm mağdurlar ve mazlumlar için sığınılacak bir liman olduğunu belirterek, muhtarlara, "Sizler bu limanın bekçilerisiniz." diye seslendi. 

Anadolu'dan kopup gidenleri aynı şekilde karşılayacak başka sığınak olmadığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Birilerinin başları sıkıştığında kuyruklarını bacaklarının arasına sıkıştırarak, kaçacak, saklanacak ikinci, üçüncü vatanları olabilir, bizim yok. Onun için Türkiye'ye sahip çıkacağız. Onun için 81 vilayetiyle bu vatana sahip çıkacağız. Onun için 80 milyon vatandaşının her biriyle bu millete sahip çıkacağız. Onun için devletimize, kurumlarımıza, kaynaklarımıza, hedeflerimize sahip çıkacağız. Bizim bu hassasiyetlerimiz ortadayken, birilerinin ısrarla burnumuzun dibinde bir terör koridoru inşa etmeye çalışması karşısında sabrımız giderek azalıyor. Bunca zaman beklemiş olmamızın sebebi, bu meseleyi suhuletle, diplomasiyle, karşılıklı anlayışla çözme konusundaki ümidimizi koruyor olmamızdı. Ancak geldiğimiz noktada, bu yolların giderek daha çok kapandığını, geriye tek bir çarenin kaldığını görüyoruz."

'Siz böyle dimdik ayakta durdukça, bu millete kimse diz çöktüremez'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de ve Irak'ta yaşanan hadiselerin, milyonlarca masumun kanı dökülmesi pahasına kurulan düzenin amacının her geçen gün daha net şekilde anlaşıldığını belirtti.

"Bize verilen sözlerin tutulmamasına, gözümüzün içine bakıla bakıla yalan söylenmesine daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı'yla atılan adımı, tüm sınırları boyunca genişletecek güce, imkana ve iradeye sahip olduğunu ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, hiç kimsenin kendi ülkesindeki iktidar oyununa meze olacak bir devlet değildir. Türkiye, ABD'nin bölgemizdeki tutarsız politikalarının makasına getirilebilecek bir ülke hiç değildir. Türkiye, AB'nin bölgemizdeki gelişmeler karşısında sergilediği kifayetsizliğin bedelini ödemek zorunda olan bir ülke de değildir. Biz 200 yıldır dört bir yandan üzerine üşüşen leş kargaları, akbabalar tarafından didiklendiği halde hala dimdik ayakta kalabilmiş bir ülkeyiz. Karşınızda ne Osmanlı'nın 'hasta adam'ı ne Cumhuriyet'in 'çömez devlet'i ne 1970'lerin, 1990'ların güçsüz ülkesi var. Artık karşınızda cumhurbaşkanından muhtarına kadar 2023 hedeflerine kilitlenmiş, 2053 ve 2071 vizyonuna inanmış bir millet var. Siz böyle dimdik ayakta durdukça, bu millete kimse diz çöktüremez. Artık bunların karşısında büyük ve güçlü Türkiye var. Artık karşınızda yüzlerce milyon kardeşinin kalbini ve duasını arkasına almış bir Türkiye var. Artık karşınızda yepyeni bir ruhla ve azimle şahlanmış Türk milleti var. Artık karşısınızda 'Ya olacağız ya öleceğiz.' diyen bir millet var. Bunu 15 Temmuz'da gördük mü? Gördük."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bize bedel ödetmekten söz edenlere diyoruz ki hodri meydan. Bu coğrafya, nice büyük medeniyetlerin, nice büyük milletlerin doğuşuna şahitlik ettiği gibi, nice kibir abidesi azametli güçlerin çöküşünü de görmüştür." dedi.

"Gereği neyse bunu görecekler"

İstiklal Marşı'nın mürekkeple değil, kanla yazıldığını vurgulayan Erdoğan, "En büyük bedel can değil midir? Milletimiz istiklali ve istikbali için girdiği her imtihandan kanını akıtma pahasına çıkmıştır. Bize bedel ödetmekten söz edenlere tavsiyemiz, açın İstiklal Marşımızı okuyun." diye konuştu.

İstiklal Marşı'nda yer alan "Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı" dizelerinde bu coğrafyadaki insanların tamamının, 80 milyonun bulunduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bitmedi başka da var. Her kim ki 'Suriye'den Irak'tan bize ne, Libya'dan Kuzey Afrika'dan bize ne, Balkanlardan bize ne, Kafkasya'dan, Orta Asya'dan bize ne.' diyorsa, bilin ki sadece tarihimizden değil istiklal ve istikbal kavramlarından da habersizdir. Buraların hepsi de bizim gönül dünyamızın sınırları içindedir. Gazi ne diyordu? Misakımilli hudutları. Neresi Misakımilli? İşte şu anda terör koridoru oluşturmak isteyenler var ya Kuzey Suriye'de. İşte oralar hep Misakımilli'nin içinde olan yerlerdi. Bu hassasiyetlerimizi unutmayın. Onun için oralarda öyle devlet kurma vesaire bu yola tevessül edenler avucunu yalar. Gereği neyse bunu görecekler. Kimse orada yeni bir devlet kurma gayreti içerisine girmesin, kararlılığımız tamdır. Kendini fiziki sınırlarına hapsedenler gönül pınarlarını kuruturlarsa ondan da mahrum kalırlar. Bizim gönül pınarlarımızı asla kurutmadık inşallah kurutmayacağız."

İlgili Haberler
left
right
 
 
11 Ocak 2018 Perşembe 21:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Böyle bir Shengen ülkesi var: Lihtenştayn
Başkan Erdoğan: Bizim yapmamamız için hiçbir sebep yok.Trump'ın Venezuela'ya savaş nedeniBu adım diyaloğu engeller niteliktedir.35 kişi daha partilerinden istifa ettiCumhuriyet Savcısı’ndan tacizci kadın doktora görülmemiş ders!
Denizli Vali Yardımcısı İnan, Bursa’ya atandı
Eski CHP'li başkandan partiye ağır eleştiriBakanlık'tan Mavi Balina açıklamasıÖzel öğretim kursları gelecek yıl kapatılıyor.Maduro'ya destek için sokağa çıktılarTrump'tan Meksika duvarı sorununa 'Game of Thrones' göndermesi
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:09
  • Güneş07:50
  • Öğlen13:29
  • İkindi16:25
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:17
 
Anket
Özlük hakları düzenlemesi
bu yıl içinde yapılır
bir iki yıl içinde belki
kesinlikle yapılmaz
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1864 - CSS H.L. Hunley denizaltısı, bir savaş gemisi batıran ilk denizaltı oldu.
1867 - Süveyş Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
1895 - Müziğini Çaykovski'nin bestelediği Kuğu Gölü Balesi ilk gösterisini Saint Petersburg'da (Rusya) yaptı.
1915 - Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis muharebe gemileri, savunmaya katılmak üzere Nara'ya geldi.
1916 - Doğu cephesinde Ruslar, Muş'u işgal etti.
1917 - Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal, bu görevi kabul etmedi.
1920 - Osmanlı Mebuslar Meclisi, kabul ettiği Misak-ı Milli'nin basında yayınlanmasını ve bütün yabancı parlementolara bildirilmesini kararlaştırdı.
1921 - Ankara dışındaki İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı.
1923 - İzmir'de, Cumhuriyetin 1. iktisat kongresi olan İzmir İktisat Kongresi düzenlendi.
1923 - Mustafa Kemal ikinci defa Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi. Meclis'e 7 işçi, 1 çiftçi kadın katıldı. Kapanış konuşmasını Rukiye Hanım yaptı.
1924 - Johnny Weissmuller, 100 yarda (91.4 m) serbest stil yüzmede 52-2/5 saniye ile dünya rekoru kırdı.
1925 - Aşar Vergisi kaldırıldı. Basın, aşarın kaldırılmasını büyük bir devrim olarak sundu.
1926 - Ankara'da Devlet Resim Sergisi açıldı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal sergiyi ziyaret etti.
1926 - Medeni Kanun kabul edildi.
1930 - Türk Gazeteciler Birliği kuruldu.
1933 - Newsweek dergisi yayımlanmaya başlandı.
1934 - Avusturya'da sosyal demokratlar gösteri düzenlediler. Güvenlik güçleri göstericilere müdahale etti; birçok gösterici öldürüldü. Hükümet sıkıyönetim ilan etti.
1935 - İstanbul'da kartopu oynanması yasaklandı.
1936 - Kızılmaske Lee Falk tarafından yaratıldı ve ABD'de yayınlanmaya başladı.
1939 - Hatay Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını, Hatay kanunları olarak kabul etti.
1949 - Türkiye, Avrupa Kalkınması İcra Konseyi'ne katıldı.
1956 - Çoruh ilinin adı Artvin olarak değiştirildi.
1957 - Missouri'de (ABD) bir yaşlılar evinde çıkan yangında 72 kişi öldü.
1957 - Ordular arası futbol karşılaşmalarında Türk takımı rekor kırdı; Amerikan ordu takımını 19-0 yendi.
1959 - Başbakan Adnan Menderes ve beraberindekileri Londra'ya götüren THY'nin SEV uçağı Gatwick havaalanı yakınlarında düştü; Menderes kurtuldu, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık'ın da bulunduğu 14 kişi öldü.
1961 - Türk ve Alman İş ve İşçi Bulma Kurumları arasında yapılan anlaşmaya göre; her yıl Almanya'ya çeşitli iş kollarında çalıştırılmak üzere 2-3 bir Türk işçisi gönderilmesi kararlaştırıldı.
1961 - Eski Sağlık Bakanı, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, Yassıada'da ifade verirken kalp krizi geçirdi ve öldü.
1962 - Hamburg'ta çıkan fırtınada 300'den fazla kişi öldü.
1967 - Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Genel Başkanı Feyzullah Ertuğrul'u Elazığ'ın bir köyüne atadı.
1967 - Kimi milletvekilleri Meclis'e gelen mini etekli kadınlardan şikâyetçi olduklarını bildirdiler.
1967 - Radyo sanatçılarının yürüyüş ve boykot olaylarından sonra TRT, sanatçı ücretlerine yüzde 150-200 arasında zam yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Çetin Altan TBMM'de Adalet Partililere "Çoğunluğunuz var, ama ağırlığınız yok" dedi. Bunun üzerine kavga çıktı.
1973 - Petrol Ofisi genel müdürlüğüne bir kadın atandı. Şeyda Okyatmaz Türkiye'de ilk kez bu düzeye yükseltilen kadın yönetici oldu.
1977 - Ankara'da 50. Yıl Lisesi öğrencilerine ateş açıldı, bir kız öğrenci kalp krizi geçirip öldü.
1979 - İstanbul'da stokçulara baskınlar düzenlendi. Yüklü miktarda kahve, ampul, filtreli sigara ve margarin ele geçirildi.
1983 - Dört Filistinli gerilla Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yeniden ikişer kez ölüme mahkum edildi. Filistinli gerillalar Mısır'ın Ankara Büyükelçiliği'ni basarak iki güvenlik görevlisini öldürüp içeridekileri 45 saat rehin tutmuşlardı.
1984 - İşyerlerinden işçi çıkarmak, Sıkıyönetim Komutanlığı'nın iznine bağlandı.
1984 - Avusturya'da yapılan Avrupa güzellik yarışmasını Türkiye güzeli Neşe Erberk kazandı.
1986 - Barış Derneği davasından tutuklu 6 kişi tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Reha İsvan ve Gencay Şaylan'ın da yer alıyordu. Ali Sirmen, Erdal Atabek, Ali Taygun, Ergun Elgin, Hüseyin Baş, Orhan Taylan'ın tahliye talebi ise reddedildi.
1986 - İstanbul'da ünlü Bebek Belediye Gazinosu, yeşil saha açılması için yıktırıldı.
1987 - 12 Eylül askeri darbesinden sonra toplatılan 39 ton ağırlığındaki kitap, dergi, günlük ve haftalık gazete SEKA'da imha edildi.
1993 - Dev-Sol ve TİKKO (Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) üyesi 18 siyasi tutuklu, kazdıkları 35 metre uzunluğundaki tünelden yararlanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Cezaevi'nden firar etti.
1993 - Somali'de görev yapan BM Barış Gücü UNISOM'un komutanlığına Korgeneral Çevik Bir atandı.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) Suruç İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Akpolat kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü.
1994 - Özgür Gündem gazetesi bölücü yayın yaptığı gerekçesiyle 1 ay süreyle kapatıldı.
1994 - TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Refah Partili Hasan Mezarcı'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını kararlaştırdı.
1996 - Cavit Çağlar'a ait Nergis, Yeşim ve Aksoylar Tekstil fabrikalarında çalışan 4 bin 600 işçiyi kapsayan toplu sözleşme imzalandı.
1996 - Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sabri Ergül, Manisa Emniyet Müdürlüğü'nün kapısına, "Bu işyerinde işkence vardır" yazılı bir tabela astı.
1996 - Dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, Deep Blue adlı bilgisayarı yendi.
1999 - Fransa'nın başkent Paris'in 50 km yakınındaki tarihi kraliyet köşkü Rambouillet'de Belgrad hükümeti ile Kosovalı Arnavutlar arasında barış görüşmeleri yapıldı.
2000 - Microsoft, Windows 2000 işletim sistemini piyasaya sürdü.
2001 - Fischer ve Deppler, G-20 toplantıları çerçevesinde Türkiye'ye geldi".
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.
 
Sayısal Loto
16.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071122303744
 
On Numara
11.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01050713161725272930373940424562676869747578
 
Süper Loto
14.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102628323440
 
Şans Topu
13.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081517253014
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Kurumsal

İçerik

Taşra

Merkez

Başkent