Ana Sayfa » Güncel » Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan La Stampa’ya verdiği özel mülakatta Avrupa Birliği süreci, Vatikan ziyareti, terörle mücadele ve Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin değerlendirmeler yaptı. Erdoğan, İtalyan gazetecinin "Türkiye’yi gelecekte nasıl hayal ediyorsunuz" sorusuna da yanıt verdi.

 
 
Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalyan La Stampa gazetesine verdiği mülakatta, "AB’den beklentimiz, önümüzdeki suni engellerin bir an önce kaldırılması ve yapıcı bir tutum izlenmesidir. Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Vatikan ve İtalya’ya bugün başlayacak ziyareti öncesi La Stampa’ya verdiği özel mülakat yayınlandı. “AB, bizi içeri al” başlığıyla manşetten verilen röportaja iki sayfa yer ayrılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Papa’ya ziyareti öncesinde Avrupa’nın kapısını çaldığı ve bir yandan da Afrin başta olmak üzere Türkiye’nin düşmanlarıyla mücadelesini sürdürdüğü" yorumu yapıldı.

Röportajda Türkiye’nin AB üyeliğine halen inanıp inanmadığı sorusu yöneltilen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye aday ülke olarak yükümlülüklerini yerine getiriyor ancak üyelik süreci bizim tek başımıza ilerletebileceğimiz bir süreç değil. AB’nin de üzerine düşeni yapması gerekir. Her şeyden önce bize verilen sözlerin tutulması lazım. AB katılım müzakerelerinde hem önümüzü tıkıyor hem de sürecin ilerlememesinin sorumlusu bizmiş gibi gösteriyor. Bu haksızlıktır. AB üyesi bazı ülkelerin Türkiye için farklı alternatifleri gündeme getirmeleri de bir haksızlıktır."

Tam üyeliğe vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin arzusu, AB’ye tam üyeliktir. Bunun dışındaki seçenekler, bizleri tatmin etmekten uzaktır. AB’den beklentimiz, önümüzdeki suni engellerin bir an önce kaldırılması ve yapıcı
bir tutum izlenmesidir. Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir." ifadesini kullandı.

Avrupa’ya terör tepkisi

Bulgaristan'ın AB dönem başkanlığında mart ayında Varna'da yapılacak AB Zirvesi’nden beklentilerinin sorulması üzerine Erdoğan, şöyle devam etti: "Borisov (Bulgaristan Başbakanı), Juncker (AB Komisyonu Başkanı) ve Tusk (AB Konseyi Başkanı), benim eski dostlarım. AB içinde benden daha kıdemli siyasetçi yok ama beni üzen bir şey var. Avrupa’da da dünyanın geri kalanında olduğu gibi terör sorunu var. PKK örneğinde AB ve her üye ülke tarafından terör örgütü ilan edilmiştir ancak sonra bakıyorsunuz bir grup PKK paçavralarıyla Avrupa Parlamentosuna giriyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Bir taraftan Avrupa bu örgütü yasaklarken, diğer taraftan bunların sembollerini parlamentoya sokan parlamenterler var."

Vatikan ziyaretinin gündemi: Kudüs

Vatikan ziyaretinin ana gündem maddesini "Kudüs’ün durumu" olarak açıklayan Erdoğan, Papa ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’e dair uluslararası hukuka aykırı açıklaması sonrasında görüştüklerini hatırlattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendisine Kudüs konusundaki görüşmemiz dolayısıyla teşekkür etmek istiyorum. Papa Franciscus, Kudüs konusunda zaman kaybetmedi ve Hristiyan alemine doğru mesajı iletti çünkü Kudüs sadece Müslümanların bir sorunu değildir. Her ikimiz de Kudüs’ün statüsünü savunuyoruz ve onu koruma iradesine sahibiz. Hiçbir ulus, tek yanlı adımlar atma ve milyarlarca insanı ilgilendiren bir konuda uluslararası hukuku göz ardı etme hakkına sahip değildir. 21 Aralık 2017 tarihinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen karar da ABD’nin kararının hukuk dışı olduğu teyit etmiştir. Bu karara İtalya’nın da olumlu oy kullanmasından memnuniyet duydum. Gördüğünüz gibi büyük Amerika’nın yanında sadece İsrail ve 5-6 küçük ülke yer aldı."

Kudüs’ün statüsünün korunmasına vurgu yapan Erdoğan, "BM kararları doğrultusunda, şehrin statüsü muhafaza edilmelidir. Orada, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin barış içinde yan yana yaşamalarını, herkesin hakkını korunmasını sağlamak ancak bu şekilde mümkün olabilir. Kudüs’te barış ortamının sağlanması için uluslararası toplum da üzerine düşeni yapmalıdır. Kudüs’ün statüsünün korunması, her üç dinin mabetlerinin ve kutsal mekanlarının güvence altına alınması, Filistin halkının haklarının tanınması büyük önem arz ediyor. Papa’nın, ayrıca Kudüs’teki farklı Hristiyan cemaatlerinin bu yönde mesajlar vermiş olmaları önemlidir." ifadesini kullandı.

"Türkiye, güvenilir bir partnerdir"

"Türk bayrağının Katar, Sudan ve Gazze gibi Ortadoğu’da farklı noktalarda dalgalandığı belirtilerek Türkiye’nin neyi sağlamayı hedeflediği" sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye sadece Ortadoğu’da değil tüm dünyada iş birliği ve ortaklığı aranan, etkili, güvenilir ve güçlü bir aktördür. Türkiye, Avrupa’ya doğudan yönelen göç krizinin durdurulmasında, Avrupa’nın istikrar ve güvenliğinin temininde de çok önemli bir ülkedir. Biz, DEAŞ başta olmak üzere PKK, PYD/YPG gibi tüm terör örgütleriyle mücadelede en büyük çabayı gösteren ülkeyiz." yanıtını verdi.

"PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur"

"Avrupa ve ABD’nin PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görmediği" şeklindeki görüş noktasında Erdoğan, “Yanlış yapıyorlar çünkü PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması son derece yanlıştır. Suriye’deki durum, bir terör örgütünün bir başka terör örgütüyle bertaraf edilemeyeceğini göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

"DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiştir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’tan en çok Müslümanların zarar gördüğünü belirterek, şöyle devam etti: "Ortadoğu, farklı dinlerin mensuplarının yüzyıllardır yan yana ve barış içinde yaşadıkları bir coğrafyadır. Bu barış ortamının bozulması, dış müdahalelerden, dışardan beslenen radikal ideolojilerden, DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin yol açtığı çatışmalardan kaynaklanıyor. Ortadoğu’da terör, sadece Hristiyanlara değil, Müslümanlara da zarar veriyor. DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiş, en çok Müslümanları katletmiştir. İnsan haklarını ve dini özgürlükleri savunurken tek bir tarafın haklarına ve özgürlüklerine odaklanmak doğru olmaz. Ortadoğu’da ve tüm dünyada insan haklarına eşit şekilde değer vermemiz gerekir. Sayın Papa’nın Rohingya Müslümanlarının acılarına dikkat çekmiş olması tüm dünyaya örnek olmalıdır."

Erdoğan, Arap dünyasındaki halk ayaklanmalarına yönelik yaklaşımının sorulması üzerine barış ve istikrarın tesisi için ülkelerin toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin teminat altına alınmasına, kapsayıcı siyasi süreçlere ihtiyaç olduğunu bildirdi. Erdoğan, "Demokratik taleplerin desteklenmesi konusunda da ilkeli tutum benimsenmeli, ülkeye ve bölgeye göre muamele yapılmamalıdır. Maalesef bu
noktada son yıllarda uluslararası kamuoyu iyi bir imtihan veremedi. Bunun değişmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Kuzey Irak’taki referandum

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) geçen yılın eylül ayı sonunda yaptığı gayrimeşru bağımsızlık referandumunun sorulması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"IKBY, Türkiye’nin ve uluslararası toplumun ikazlarını dikkate almayarak gayrimeşru bir referandum düzenlemiş, bu yolla Irak’ın toprak bütünlüğünü hiçe saymıştır. Bundan sonra yapması gereken, o hatanın telafi edilmesidir. IKBY'nin, merkezi yönetimi ve uluslararası toplumu, bir daha Irak’ın toprak bütünlüğüne meydan okumayacağı, Irak’ın bir parçası olarak kalacağı yönünde ikna etmesi gerekiyor. Bağdat ile Erbil arasında son dönemde başlayan diyalog sürecini biz müspet karşılıyoruz."

"PYD/YPG’nin şimdi de Afrin’de DEAŞ mensuplarını saflarına kattıklarını görüyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı ile 3 bin DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2 bin 15 kilometrekarelik bir alan DEAŞ’tan kurtarılmıştır. Harekat sayesinde bugüne kadar ülkemizden yaklaşık 130 bin Suriyeli terörden arındırılmış güvenli bölgelere dönebilmiştir. PYD/YPG, Rakka’nın DEAŞ terör örgütünden
temizlenmesine yönelik harekat sürerken DEAŞ ile anlaşarak çok sayıda DEAŞ teröristinin Rakka’dan tahliye edilmesine göz yummuştur. PYD/YPG’nin şimdi de Afrin’de DEAŞ mensuplarını saflarına kattıklarını görüyoruz."

Zeytin Dalı Harekatı

"Türk Silahlı Kuvvetleri, Afrin’e silahlı Kürt gruplarla mücadele etmek için girdi. Askeri hedef nedir?” şeklindeki soruya itiraz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Öncelikle sorunuzdaki şu hatalı cümleyi düzeltmek isterim. Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin’e ‘silahlı Kürt gruplarla’ savaşmak için girmemiştir. Bizim Suriyeli Kürtlerle bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Türkiye’nin mücadelesi Kürtlerle değil silahlı terör örgütleriyledir. Türkiye’nin terör saldırılarına ve tacizlerine karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan kendini savunma hakkı vardır. Zeytin Dalı Harekatı’nın amacı, ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, Hatay ve Kilis illerimize bugüne kadar 700’e yakın taciz ve saldırının yapıldığı Afrin bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmektir."

"Afrin’de sivillerin öldüğüne" yönelik iddiaların sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, suçlamaların asılsız olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Harekat başladığından bu yana çok sayıda roket saldırısı neticesinde Hatay ve Kilis illerimizde bulunan 4 vatandaşımız şehit olmuş, 90 kişi de yaralanmıştır. ‘Siviller öldürülüyor’ şeklinde bizi suçlayan YPG terör örgütü birçok bölgede sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaktadır." ifadesini
kullandı.

Suriye’nin toprak bütünlüğüne işaret eden Erdoğan, röportajda, “Şunu açıkça söylüyorum: Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yoktur." ifadesine yer verdi.

"Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır"

Türkiye’nin, Suriye’de Rusya ile iş birliğinin son olarak S-400 hava savunma bataryaları alımına uzandığı ve bu durumun Kuzey Atlantik ittifakında ciddi korkulara yol açtığı yorumuna karşı çıkan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriye kaynaklı saldırılar özellikle hava savunma sistemlerimizi güçlendirmemiz ve modernize etmemiz gerektiğini ortaya koydu. Bir süredir bu amaçla farklı devletlerle görüşüyorduk. Fiyatla beraber önceliğimiz muhataplarımızın teknoloji transferine de açık olmasıdır. Ayrıca süreç içinde bize problem çıkarılmamalıdır. S400’ler meselesinde Rusya Federasyonu hem fiyat hem teslimat hem de ortak üretim ve teknoloji transferi noktasında ülkemizin beklentilerine cevap vermiştir. Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır, Nitekim NATO üyesi Yunanistan da bu sistemlerin bir alt modeli olan S300’leri envanterine katmıştır.”

Türkiye’nin şu anda S-400 hava savunma sistemine ek olarak Fransa ve İtalya ile görüştüğünden bahseden Erdoğan, “Uzun menzilli hava ve füze savunma sistemleri üretimi projesinde Aselsan ve Roketsan ile İtalyan-Fransız ortaklığı EUROSAM yakın iş birliği içindeler. Fransa ziyaretim sırasında bu konuda mutabakat sağlandı, çalışmalar başladı. Türkiye olarak savunma sanayisine büyük önem veriyoruz. Yalnızca tüketen, ithal eden bir ülke olmak istemiyoruz." yorumunu yaptı.

Türkiye-İtalya ilişkileri

Roma temaslarında Vatikan’ın dışında İtalya’ya da çalışma ziyareti gerçekleştirecek olan Erdoğan’a İtalya'daki temaslarından beklentileri de soruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin kendisinin yakın arkadaşı olduğunu ve onun döneminde çok iyi bir iş birliği başlattıklarını hatırlatarak, "Onun görevde olduğu dönemde, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin oldukça canlı ve olumlu olduğunu söyleyebilirim. O dönemki havayı yeniden bulmalıyız. İtalya ile ikili ilişkilerimizi geliştirmeliyiz. Örneğin, Augusta Westland Atak helikopterlerimiz konusunda çok önemli bir anlaşma yapmıştık. Bu kapsamda geliştirmek istiyoruz." ifadesini kullandı.

Papa Franciscus’un ardından İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Başbakan Paolo Gentiloni ile görüşeceğini dile getiren Erdoğan, "Bir de iş adamlarıyla görüşme yapacağım. Umuyorum ki karlı olacaktır. İtalya, üçüncü büyük ticaret ortağımızdır. Türkiye’deki yabancı şirketler sıralamasında siz, bin 400 kadar şirketle sadece 11'inci sıradasınız. Bu sayıyı artırmak istiyoruz. Osmangazi Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim köprülerini İtalyan ortaklarla hayata geçirdik. 2017 yılında iki ülke şirketlerinin büyük projelere imza atabileceklerine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

Libya’daki gelişmeler

Gazetenin, Libya’nın İtalya için büyük önem arz ettiğini hatırlatması ve bu ülkeye dönük bir İtalyan-Türk ortak eyleminin olma ihtimalini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Libya’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini güçlü şekilde desteklediğini belirtti. Erdoğan, "Libyalı dostlarımızın 2014 yılından itibaren ortaya koydukları diyalog arzusunu teşvik ediyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’yi samimi çaba içinde görüyoruz. Onun da desteğiyle sürdürülen bölgesel ve ulusal uzlaşı sağlanması, yeni anayasanın kabul edilmesi ve nihayet seçimlerin düzenlenmesine yönelik süreci destekliyoruz." ifadelerini kullandı. İtalya’nın da Türkiye gibi Libya’da barış ve istikrar istediğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"İtalya ve Türkiye Trablus’ta büyükelçiliklerini tekrar faal hale getirmişlerdir. Bu ülkelerimizin Libya’ya önem verdiklerini gösteriyor. Türkiye ve İtalya Libya’yı en iyi anlayabilecek, değerlendirebilecek iki ülkedir. Tecrübeleri ve birikimleriyle Libya’ya en iyi katkı yapabilecek konumdadırlar. Libya’da her iki ülkenin varlığı arttıkça iş birliği yapılabilecek meseleler de artacaktır. Böylece, Türkiye ile Libya arasında kurulması düşünülen Ortak Çalışma Grubu'na da işlerlik kazandırılabilecektir."

Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Erdoğan, "Roma’daki temasları sırasında inanç insanı olan Papa ile görüşeceğinin hatırlatılması ve kendisi için inancın öneminin" sorulması üzerine, “Dindar olmak ve inanç benim için her şeydir. Bu, benim vazgeçebileceğim bir şey
değildir. Dinimin bana emrettiği her şey benim önceliğimdir." yorumunu yaptı.

Türkiye’yi gelecekte nasıl hayal ettiği sorusuna ise Erdoğan, “Türkiye’yi, dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasında düşlüyorum. Şu anda Avrupa’da 5’inci, dünyada 16’ncı sıradayız. Hedefimiz, ilk 10’a girmek.” yanıtını verdi.

"Roma ziyaretiniz sırasında, Türkiye’yi insan haklarını ihlal etmekle suçlayan bazı grupların protestoları olması bekleniyor. Bu protestoculara yönelik bir şey söyleyecek olsanız ne söylerdiniz?” şeklindeki soru üzerine ise Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben terörü destekleyenlere bir hitapta bulunmam. Teröristlere, Afrin’de davrandığım gibi davranırım. Bunu böyle yaparım çünkü anladıkları dil bu ve böyle de yapmayı sürdüreceğim. İtalya, teröristlerle hangi dilden konuşuyor? Fransa, Büyük Britanya, Amerika, Rusya, teröristlerle hangi dilden konuşuyor ki? İşte, ben de o dilden konuşuyorum."

İlgili Haberler
left
right
 
 
4 Şubat 2018 Pazar 21:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Böyle bir Shengen ülkesi var: Lihtenştayn
Başkan Erdoğan: Bizim yapmamamız için hiçbir sebep yok.Trump'ın Venezuela'ya savaş nedeniBu adım diyaloğu engeller niteliktedir.35 kişi daha partilerinden istifa ettiCumhuriyet Savcısı’ndan tacizci kadın doktora görülmemiş ders!
Denizli Vali Yardımcısı İnan, Bursa’ya atandı
Eski CHP'li başkandan partiye ağır eleştiriBakanlık'tan Mavi Balina açıklamasıÖzel öğretim kursları gelecek yıl kapatılıyor.Maduro'ya destek için sokağa çıktılarTrump'tan Meksika duvarı sorununa 'Game of Thrones' göndermesi
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:09
  • Güneş07:50
  • Öğlen13:29
  • İkindi16:25
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:17
 
Anket
Özlük hakları düzenlemesi
bu yıl içinde yapılır
bir iki yıl içinde belki
kesinlikle yapılmaz
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1864 - CSS H.L. Hunley denizaltısı, bir savaş gemisi batıran ilk denizaltı oldu.
1867 - Süveyş Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
1895 - Müziğini Çaykovski'nin bestelediği Kuğu Gölü Balesi ilk gösterisini Saint Petersburg'da (Rusya) yaptı.
1915 - Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis muharebe gemileri, savunmaya katılmak üzere Nara'ya geldi.
1916 - Doğu cephesinde Ruslar, Muş'u işgal etti.
1917 - Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal, bu görevi kabul etmedi.
1920 - Osmanlı Mebuslar Meclisi, kabul ettiği Misak-ı Milli'nin basında yayınlanmasını ve bütün yabancı parlementolara bildirilmesini kararlaştırdı.
1921 - Ankara dışındaki İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı.
1923 - İzmir'de, Cumhuriyetin 1. iktisat kongresi olan İzmir İktisat Kongresi düzenlendi.
1923 - Mustafa Kemal ikinci defa Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi. Meclis'e 7 işçi, 1 çiftçi kadın katıldı. Kapanış konuşmasını Rukiye Hanım yaptı.
1924 - Johnny Weissmuller, 100 yarda (91.4 m) serbest stil yüzmede 52-2/5 saniye ile dünya rekoru kırdı.
1925 - Aşar Vergisi kaldırıldı. Basın, aşarın kaldırılmasını büyük bir devrim olarak sundu.
1926 - Ankara'da Devlet Resim Sergisi açıldı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal sergiyi ziyaret etti.
1926 - Medeni Kanun kabul edildi.
1930 - Türk Gazeteciler Birliği kuruldu.
1933 - Newsweek dergisi yayımlanmaya başlandı.
1934 - Avusturya'da sosyal demokratlar gösteri düzenlediler. Güvenlik güçleri göstericilere müdahale etti; birçok gösterici öldürüldü. Hükümet sıkıyönetim ilan etti.
1935 - İstanbul'da kartopu oynanması yasaklandı.
1936 - Kızılmaske Lee Falk tarafından yaratıldı ve ABD'de yayınlanmaya başladı.
1939 - Hatay Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını, Hatay kanunları olarak kabul etti.
1949 - Türkiye, Avrupa Kalkınması İcra Konseyi'ne katıldı.
1956 - Çoruh ilinin adı Artvin olarak değiştirildi.
1957 - Missouri'de (ABD) bir yaşlılar evinde çıkan yangında 72 kişi öldü.
1957 - Ordular arası futbol karşılaşmalarında Türk takımı rekor kırdı; Amerikan ordu takımını 19-0 yendi.
1959 - Başbakan Adnan Menderes ve beraberindekileri Londra'ya götüren THY'nin SEV uçağı Gatwick havaalanı yakınlarında düştü; Menderes kurtuldu, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık'ın da bulunduğu 14 kişi öldü.
1961 - Türk ve Alman İş ve İşçi Bulma Kurumları arasında yapılan anlaşmaya göre; her yıl Almanya'ya çeşitli iş kollarında çalıştırılmak üzere 2-3 bir Türk işçisi gönderilmesi kararlaştırıldı.
1961 - Eski Sağlık Bakanı, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, Yassıada'da ifade verirken kalp krizi geçirdi ve öldü.
1962 - Hamburg'ta çıkan fırtınada 300'den fazla kişi öldü.
1967 - Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Genel Başkanı Feyzullah Ertuğrul'u Elazığ'ın bir köyüne atadı.
1967 - Kimi milletvekilleri Meclis'e gelen mini etekli kadınlardan şikâyetçi olduklarını bildirdiler.
1967 - Radyo sanatçılarının yürüyüş ve boykot olaylarından sonra TRT, sanatçı ücretlerine yüzde 150-200 arasında zam yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Çetin Altan TBMM'de Adalet Partililere "Çoğunluğunuz var, ama ağırlığınız yok" dedi. Bunun üzerine kavga çıktı.
1973 - Petrol Ofisi genel müdürlüğüne bir kadın atandı. Şeyda Okyatmaz Türkiye'de ilk kez bu düzeye yükseltilen kadın yönetici oldu.
1977 - Ankara'da 50. Yıl Lisesi öğrencilerine ateş açıldı, bir kız öğrenci kalp krizi geçirip öldü.
1979 - İstanbul'da stokçulara baskınlar düzenlendi. Yüklü miktarda kahve, ampul, filtreli sigara ve margarin ele geçirildi.
1983 - Dört Filistinli gerilla Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yeniden ikişer kez ölüme mahkum edildi. Filistinli gerillalar Mısır'ın Ankara Büyükelçiliği'ni basarak iki güvenlik görevlisini öldürüp içeridekileri 45 saat rehin tutmuşlardı.
1984 - İşyerlerinden işçi çıkarmak, Sıkıyönetim Komutanlığı'nın iznine bağlandı.
1984 - Avusturya'da yapılan Avrupa güzellik yarışmasını Türkiye güzeli Neşe Erberk kazandı.
1986 - Barış Derneği davasından tutuklu 6 kişi tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Reha İsvan ve Gencay Şaylan'ın da yer alıyordu. Ali Sirmen, Erdal Atabek, Ali Taygun, Ergun Elgin, Hüseyin Baş, Orhan Taylan'ın tahliye talebi ise reddedildi.
1986 - İstanbul'da ünlü Bebek Belediye Gazinosu, yeşil saha açılması için yıktırıldı.
1987 - 12 Eylül askeri darbesinden sonra toplatılan 39 ton ağırlığındaki kitap, dergi, günlük ve haftalık gazete SEKA'da imha edildi.
1993 - Dev-Sol ve TİKKO (Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) üyesi 18 siyasi tutuklu, kazdıkları 35 metre uzunluğundaki tünelden yararlanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Cezaevi'nden firar etti.
1993 - Somali'de görev yapan BM Barış Gücü UNISOM'un komutanlığına Korgeneral Çevik Bir atandı.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) Suruç İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Akpolat kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü.
1994 - Özgür Gündem gazetesi bölücü yayın yaptığı gerekçesiyle 1 ay süreyle kapatıldı.
1994 - TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Refah Partili Hasan Mezarcı'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını kararlaştırdı.
1996 - Cavit Çağlar'a ait Nergis, Yeşim ve Aksoylar Tekstil fabrikalarında çalışan 4 bin 600 işçiyi kapsayan toplu sözleşme imzalandı.
1996 - Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sabri Ergül, Manisa Emniyet Müdürlüğü'nün kapısına, "Bu işyerinde işkence vardır" yazılı bir tabela astı.
1996 - Dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, Deep Blue adlı bilgisayarı yendi.
1999 - Fransa'nın başkent Paris'in 50 km yakınındaki tarihi kraliyet köşkü Rambouillet'de Belgrad hükümeti ile Kosovalı Arnavutlar arasında barış görüşmeleri yapıldı.
2000 - Microsoft, Windows 2000 işletim sistemini piyasaya sürdü.
2001 - Fischer ve Deppler, G-20 toplantıları çerçevesinde Türkiye'ye geldi".
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.
 
Sayısal Loto
16.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071122303744
 
On Numara
11.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01050713161725272930373940424562676869747578
 
Süper Loto
14.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu102628323440
 
Şans Topu
13.02.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu081517253014
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Kurumsal

İçerik

Taşra

Merkez

Başkent