Ana Sayfa » Güncel » Bakan Soylu: Artık bir dönem kapanmıştır

Bakan Soylu: Artık bir dönem kapanmıştır

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Eğer siz doğuda da batıda da aynı sevgiyi görüyor ama doğuya ve batıya aynı refah seviyesini temin edemiyorsanız, aynı ihtimamı gösteremiyorsanız, bu ülkenin her köşesine aynı hizmeti götüremiyorsanız işte o zaman siyasi olarak başarısızsınız demektir." dedi.

 
 
Bakan Soylu: Artık bir dönem kapanmıştır

Kars'taki programının ardından Iğdır'a gelen Soylu, Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü Toplantı Salonunda muhtarlarla görüştü.

Soylu, burada yaptığı konuşmada, Muğla'da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, ailelerine baş sağlığı diledi.

Trafik kazasında acı bir tabloyla karşılaşıldığını belirten Soylu, "Şu ana kadar ulaşan rakam 23 vatandaşımız rahmete kavuştu, 11 vatandaşımızın da yaralı olduğu yönünde. Gerek İzmir Valimiz, gerek Muğla Valimiz, gerek oradaki arkadaşlarımız kazanın olduğu yerde olsun, hastanelerde olsun bu elim trafik kazasının ortaya koymuş olduğu sonuçlarla ellerinden geldiğince çabalıyorlar ve uğraşıyorlar. Elbetteki hem milletimize hem ailelere sabır niyaz ediyorum." diye konuştu.


Siyasetin sadece konuşmaktan ibaret olmadığını, bir icraat işi olduğunu vurgulayan Soylu, "Eğer siz doğuda da batıda da aynı sevgiyi görüyor ama doğuya ve batıya aynı refah seviyesini temin edemiyorsanız, aynı ihtimamı gösteremiyorsanız, bu ülkenin her köşesine aynı hizmeti götüremiyorsanız işte o zaman siyasi olarak başarısızsınız demektir. Siyaseti bir kenara bırakın, bu toprakların bir evladı olarak gördüğünüz sevginin ve muhabbetin karşılığını tam olarak veremiyorsunuz demektir." değerlendirmesinde bulundu.

''3 BİN EMNİYET İMAMINI TESPİT ETTİK''

"FETÖ ile mücadelede çok önemli mesafeler aldık ama yüzeyin altına daha yeni indiğimizi ifade etmek isterim. 3 bin emniyet imamını tespit ettik, bunlar sivil veya devletin başka kademelerinde görev yapanlar. Bizim Emniyet Genel Müdürlüğü dairesinde yaklaşık 300 kişi var, onlar bizim 300 kişi ile yapmış olduğumuz işe o kadar önem veriyorlar ki 3 bin kişiyle yapıyorlar ve o çözüldü. Şimdi oradan başka noktalara doğru ulaşıyoruz. FETÖ belasından bu ülkeyi kurtarmamız bizim en önemli görevlerimizden bir tanesidir. Bugün sırtını FETÖ'ye dayayarak bize olan husumetlerinden kendilerine oy devşirenler Tayyip Erdoğan'a teşekkür etsinler çünkü onun cesareti, kararlılığı olmasaydı, onun bu konudaki öngörüsü, bilgisi olmasaydı bugün ana muhalefet partisinin lideri dahil olmak üzere herkesin siyaset yapma hakkını 15 Temmuz'da elinden alıvereceklerdi. Bu kararlılığımız aynı şekilde devam edecektir. Biz FETÖ'yü temizledikçe Türkiye'de hakkaniyetin, adaletin ve bir taraftan da insanlığın ortaya koymuş olduğu o anlayış daha fazla yükselecektir."



"Bu meseleye sırtımızı dönemeyiz"

Yaklaşık 40 yıldır terör örgütüyle mücadele edildiğine işaret eden Soylu, şöyle devam etti: 

"Bazen ilgisizlikle, bazen yeterince önemsememekle, bazen iyi niyetli ama yetinmeyen mücadele yöntemleriyle, dışarıdan destekli ve örgütlü bu hain örgütün millet ile devlet arasına, milletin kardeşleri arasına nifak soktuğu 40 yıla yakın bir zaman dilimini hep birlikte bu ülkede, bu topraklarda beraber yaşadık. Can kayıplarımız, şehitlerimiz, gazilerimiz, ekonomik kayıplarımız oldu ve Türkiye'de bu meseleyi gerçekten çözmek isteyen, bu yönde irade ortaya koyan hemen her bir siyasetçiye, her bir devlet adamına bir bedel ödettirildi. Çünkü bu terör meselesi Türkiye'nin yükselmesinin önünü kesen bir meseleydi. Birileri Türkiye'nin yükselmesini kesinlikle istemiyordu. Fakat bu zincir kırmak zorunda olduğumuz bir zincirdir. Bunun bu şekilde gitmesi Türkiye açısından her şeyden önce bir beka sorunudur. Türkiye'nin dünyanın en karışık ve en kritik fırsatları olduğu kadar riskleri de olan bu coğrafyasında ayağında böyle bir prangayla yaşaması elbette mümkün değildir. Çünkü yanı başımızda, sınırlarımızda Suriye ve DEAŞ kaynaklı ciddi bir çatışma ortamı söz konusudur. Orada PKK'nın bir kolu olan PYD'nin faaliyetleri ve oradaki demokratik yapıyı değiştirerek kendine yer edinme çalışması söz konusudur. Bu meseleye sırtımızı dönemeyiz."

"İçeride PKK ile uğraşırken dışarıda olan bitene bakacak halimiz yok" denilemeyeceğini vurgulayan Soylu, PKK'yı bitirmek, eş zamanlı olarak sınırdaki hadiselere dikkat etmek, tedbir almak ve bunları doğru şekilde yönetmek zorunda olduklarını söyledi.



Soylu, bu meselenin iki boyutu bulunduğunu belirterek, "Devlet açısından bu hem bir varlık meselesi hem de vatandaşına karşı bir refah temin etme yükümlülüğüdür. Terör örgütünü ortadan kaldırıp bu iki boyutu da gerçekleştirmek zorundayız. İşte Türkiye bugün tam olarak meselenin bu iki boyutunu ele almış ve gereklerini yerine getirmektedir." ifadelerini kullandı.

"Voleybol sahası yapmış, orada sözde teröristlere eğitim verebilecek bir yapı"

Güvenlik güçlerinin terörle mücadelede tarihindeki en güçlü noktasında olduğuna değinen Soylu, şöyle konuştu: 

"Kahramanlarımız, deyim yerindeyse evlatlarımız bunlara nefes aldırmamaktadır. Bunun göstergesi olarak örgüte katılım tarihin en düşük seviyesindedir. Artık gençleri kandırıp dağa kaçırma dönemleri bitmiştir. Son 8 ayda kırsalda 14 bin 662 operasyon gerçekleştirdik. Toplam bin 127 barınağı imha ettik. 2 bin 896 silah, 915 el yapımı patlayıcı, 253,5 ton patlayıcı madde ele geçirdik. Jandarmamız, silahlı kuvvetlerimiz, yiğit kardeşlerimiz ve korucularımız İncebel Dağı'nda, diğer adıyla Kato Dağı'nda 19 Nisan'da başlayan ve halen devam eden bir operasyon gerçekleştiriyor. Bu operasyon sırasında 25 tane mühimmat deposu ele geçirdik. Bu depolardan neler çıkmadı ki. 345 kalaşnikof, G3 var, lav silahı var, roketatar var, havan, doçka, keskin nişancı tüfeği kanas var. Üç buçuk ton amonyum nitrat patlayıcı var, 16 tane antitank mayını var. Elektrikli fünyeler, teneke dinamitler, 276 tane el bombası, sanki tüp bayisi gibi 33 küçük 67 adet büyük tüp var. 43 bin 732 biksi mühimmatı, 10 bin av tüfeği fişeği, 382 adet roketatar mühimmatı.



O dağ başında el tornası, matkaplar, aküler, dizüstü bilgisayarlar, hard diskler, tamı tamamına 17 ton gıda, altını çizerek söylüyorum 17 ton gıda. 4 bin 500 metre kumaş. İki akşam evvel oradaydım ve Şırnak'ta, Namaz Dağı'nda operasyonun yürütüldüğü merkezde arkadaşlarımızın yanındaydım. El tornası gördüm, garibinize gidecek yeni yeni silahların mühimmatlarını geçirildiği bellekler, hiçbir şekilde en ufak bir nemle karşı karşıya kalmamış hiltiler, jeneratörler, çok uzun bir liste. Çoğu yeni silahlar, çoğu dünyada, batıda ve dünyanın birçok ülkesinde üretilmiş silahlar. Yerin altına doğru 300 metre inen bir mağara, yetmiyor 10 metre bir merdiven altında 300 metrelik mağara daha, onun altında 200 metrelik bir mağara daha ve altında voleybol sahası yapmış, orada sözde teröristlere eğitim verebilecek bir yapı."

"Bu millet baskı altındayken en önemli varlığı olan birliğini muhafaza etti"

Ülkenin zenginleşmesi ve büyümesini istemeyenlerin Türkiye'nin en önemli varlığı olan birliğine musallat olduklarını anlatan Soylu, "Bu memlekette hürriyetimize, özgürlüğümüze, inancımıza saldırı vardı. Bu millet bir araya geldi ve tarihe de dünyaya da geleceğe de bir cevap verdi. Bu millet baskı altındayken en önemli varlığı olan birliğini muhafaza etti ve birliğiyle beraber adım attı." diye konuştu.

Soylu, cumhuriyetin birlik ve beraberlikle kurulduğunu ifade ederek şöyle devam etti: 

"Bugün hangi baskı altındaysak, bilmenizi istiyorum ki kurtuluş mücadelemizi yaptıktan ve cumhuriyetimizi kurduktan sonra da aynı baskı altında kaldık. Hiç zannetmeyin ki o gün Türkiye'ye el bebek gül bebek, bu Anadolu coğrafyasına el bebek gül bebek baktılar. Kesinlikle öyle bakmadılar. Bizi birbirimizden koparabilmek ve birliğimizi alt üst edebilmek için her şeyi gerçekleştirdiler. Etnik kökenimize, mezhebimize, inancımıza yönelik olarak bizi paramparça etmek istediler. Her türlü oyunu, her türlü tezgahı aynı bugün anlattığımız gibi ortaya koydular. O tarihin bütün olaylarında hep bu olaylar saklıdır, bizi birbirimizden uzaklaştırabilmek için."

"Türkiye ne zaman ayağa kalkmaya çalışsa bu güveni ortadan kaldırmaya, eksiltmeye çalıştılar"

Kendi ezanına, kendi Kur'an'ına hasret bırakılan milletin demokrasiyle birliktelik sağladığını belirten Soylu, şunları kaydetti: 

"Abdulmelik Fırat'ı 1957 yılında rahmetli Adnan Menderes yaşını büyüterek milletvekili yaptı. Derdi, bu ülkeyi parçalamak isteyenlere karşı bu ülkenin bütün unsurlarıyla hem TBMM'de hem de hizmette birlikte olabileceğini göstermekti ama o birliği de 1960 darbesi ile tarumar ettiler. Dönem dönem bu birliği oluşturmak için rahmetli Özal büyük bir gayret gösterdi ama bedelini ödettiler. Rahmetli Erbakan gayretler gösterdi, bedelini ödettiler. 21. asrın başından itibaren bu milletin en büyük kazancının ve bu milletin en büyük teminatının birlik olduğunu bilen kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sadece yol yapmadı, sadece şehir hastaneleri inşa etmedi, sadece 81 ilde üniversiteler yapmadı. Sadece ayaklarının üzerinde duran güçlü bir ülke, güçlü bir Türkiye ve yarına umutla bakan bu milleti oluşturmak için gayret göstermedi. Bir şey daha yaptı, bizi birbirimizi parçalayarak bu ülkeyi fukaralaştırmaya çalışanlara karşı, birbirimizin gücünü ve enerjisini toprağa vermek isteyenlere karşı bu birlikteliği bu ülkenin bütün unsurlarıyla beraber ortaya koymaya çalıştı ve bunu sağladı.

Bunu gerçekleştirirken de bunu rey ile sandık ile demokrasi ile beraber sağlamaya çalıştı. Bunu da engellemeye çalıştılar, aynen geçmiş dönemlerde olduğu gibi. Aynen Dersim'de yaşadıklarımız gibi, aynen İskilipli Atıf meselesinde karşı karşıya kaldığımız gibi, aynen İstiklal Mahkemelerinde oluştuğu gibi. Bir taraftan 27 Nisan, bir taraftan Gezi olayları, bir taraftan 17-25 Aralık darbesi, bir taraftan 6-7 Ekim olayları. Türkiye ne zaman ayağa kalkmaya çalışsa ve ne zaman kendine ait bir güven hissetse bu güveni ortadan kaldırmaya, eksiltmeye çalıştılar. Aynen 1960'ta, 1971, 1980'de ve 28 Şubat'ta olduğu gibi. Ben başka bir ülkeyi anlatmıyorum, bu ülkede yaşadıklarımızı anlatıyorum. Bu ülkede hepimizin birlikte, geriye dönüp baktığımızda acaba bu günlerle tekrar karşılaşacak mıyız diye endişe içerisinde bulunduğumuz bir tabloyu sizle beraber paylaşıyorum."

İlgili Haberler
left
right
 
 
15 Mayıs 2017 Pazartesi 01:16
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
'Huzur arıyorum' diyenlerin şehri'Mehmetçik için ne yapsak azdır'Samsun Valisi Kaymak, görevi devrettiVali Yıldırım’dan yatırımcıya çağrıMezrada ev konforunda eğitim görüyorlarŞehit Kaymakam anısına yaptırılan lisenin kütüphanesine bin 600 kitap
Doğal tuz mağaraları şifa kaynağıÇalışma Bakanı, taşeron düzenlemesindeki detayları açıkladıInstagram fotoğrafınız sizin hakkınızda neler söylüyor?“Toptancı turizmciliğini bitiriyoruz!”Tütün üzerinden ana plan Kelebek etkisi mi?'Teröristlerin strateji ve taktikleri çöktü'
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:29
  • İkindi16:27
  • Akşam18:52
  • Yatsı20:21
 
Anket
Özlük hakları düzenlemesi
bu yıl içinde yapılır
bir iki yıl içinde belki
kesinlikle yapılmaz
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
 
Kurumsal

İçerik

Taşra

Merkez

Başkent