Devlet adamı olmak ve Vali Seddar Yavuz hakkında

Haber Yorum- Hüseyin Akkaş

Ordu’da yaşanan V.I.P olayı malum. Ordu Valisi Sayın Seddar Yavuz sosyal medya hesabından yayınladığı açıklama ile aslında ideolojisinin kurbanı olmadan aklı selim ile düşünenlerin anlayacağı dil ile açıklamış.

Valiliğimizin, VIP kullanımı ile ilgili hukuka uygun olarak almış olduğu karar, demokratik bir hak olarak eleştirilebilir. Ancak, küfür ve hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunulması, asla kabul edilemez ve hukuki sonuçları olan bir davranıştır.

V.I.P kullanımına izin vermememiz hukukidir, bunu demokratik hak olarak eleştirebilirsiniz. Ama bir Vali için hakaret ve kişisel haklara saldırı hukuken sorulacaktır diye yazmış.

Fox TV’ye servis edilen görüntülerde İstanbul Büyükşehir adayı “Vali bey adamlığını yapamadı” cümlesini kurmakta.

Adamlığın ölçüsü şahsa özel kullanım izni verilmesi durumunda “Adam” ama izin verilmezse “Adam değil” şeklinde midir?

Ordu Valisi hakkında aday “Vali bey devlet adamlığını yapamadı. Vali devlet adamı değilmiş sadece Ordu’da koltuk işgal eden birisiymiş” demekte.

Vali devlet adamı mı değil mi bunu aslında sosyal medya hesabına bakarak yaklaşık bir dakikada anlamak mümkün.

Devlet adamı olarak Ordu Valisi;

Vatandaşa kapıları mı kapatmış,

Kendisine gelen taleplere kulağını mı kapatmış,

Bir yere giderken önüne çıkan vatandaşları görmezden mi gelmiş,

Bu satırları uzatabiliriz ama en sona yazacağımız cevap tek kelime ile HAYIR olurdu.

Çünkü kendisi vatandaşın içinde olup onların dertleri ile hemhal olurken aynı zamanda devlet adamı olmanın gerekliliğini gerektiğinde yerine getiren bir şahsiyettir.

Peki, bu son cümlede yer alan kelimeleri laf olsun diye mi yoksa bir şeyleri bildiğim için mi yazdım?

Ordu’dan önce Vali Seddar Yavuz’un görev yeri Muş ilimizdi. Kendisi Muş’ta görev yaptığı süre içerisinde muhtemelen 10 defa yolum Muş’a düşmüştür. Lakin kendisi ile bir defa görüşme talebim oldu ve yaklaşık iki bardak çayı içecek süre kadar görüştük. İlk Vali olduğu dönemde Uşak ziyaretimde küçük bir hatıramız vardı ama şuan konuyu dağıtmamak için yeri gelirse başka vuslata bırakmış olayım.

Muş ziyaretlerimde şahit olduğum konuşmayı ben burada aktarmış olayım ki “Devlet Adamı” olma konusunda arşive not düşmüş olayım.

Çözüm süreci döneminde şehir yapılanması öyle azmıştır ki cama Türk Bayrağı asanlar ölüm tehdidi almaktadır. Sürecin bitmesine yakın Uşak Valisi Seddar Yavuz yayınlanan kararname ile Muş Valiliğine atanırken Muş Valisi merkeze alınır.

Vali beyin göreve başlaması ile ilde bazı şeyler değişimi gösterirken cama bayrak asan vatandaşlara güven gelmeye başlar.

Salyasını akıtanlara karşı izlenen politika ile her biri kuyruğunu sıkıştırıp köşesine çekilmeye başlar. Vermiş olduğu bir iki kritik kararla şehrin nasıl alev topuna dönmekten kurtardığını buradan anlatmayayım.

Lakin Ramazan ayından hemen bir hafta önce yine Muş’a yolum düştüğünde çay ocağında yaptığımız muhabbette masada beraber olduğumuz Muşlu vatandaşlar sanki anlaşmış gibi aynen şu cümleyi kurmuşlardı.

Muş’a en kritik dönemde bir vali geldi o da Seddar Vali idi”..

Eğer bir kişinin devlet adamlığına söz edilecekse önce o kişinin icraatları hakkında azıcıkta olsa bilgi sahibi olmak gerektirir adamlık.

Yoksa görevini gerektiğinde yerine getiren bir makam sahibine adamlık dersi verilmeye kalkılırsa o zaman son cümle olarak ancak şunu diyebiliriz;

Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir